Puan vermedi·160 syf.··
2026 18. kitabı
Herkese Selamm Anne babalar ve canım çocuklar, bugün sizlere harika bir kitap önerisiyle geldim: "Kurtuluşa Giden Yol". Hikayemiz, ilkokul beşinci sınıfa giden Ülkü’nün etrafında şekilleniyor. Öğretmeni, tatilde araştırıp öğrenmesi için ona çok özel bir ödev veriyor: Atatürk’ün hayatı. Ülkü’nün şansı ise tam yan komşularında saklı! Komşuları Mustafa Amca, Atatürk’ün omuz omuza çarpışan askerlerinden biri ve cephede yaşadığı her anı günü gününe bir günlükte toplamış. Ödevi için Mustafa Amca’nın kapısını çalan Ülkü, onun anıları sayesinde şanlı bir tarihe tanıklık ediyor; bizler de bu sürükleyici yolculuğa onunla birlikte ortak oluyoruz. Çocukların milli bilinci severek ve sıkılmadan öğrenmesi için oldukça faydalı bir eser. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Kurtuluşa Giden YolNaim Babüroğlu · İnkılap Kitabevi · 013 okunma
Puan vermedi·128 syf.··
2026 16. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 23:35
Herkese Selamm Bugün sizlere kalemiyle ilk kez tanıştığım Ezgi Alcı’nın Onun Aynısı Bana Da Oldu adlı kitabının yorumuyla geldim. Kitabın ilk sayfalarında açıkçası beni hemen içine çeken bir atmosfer yakalayamadım. Ancak ilerleyen sayfalarda yazarın samimi anlatımıyla bağ kurmaya başladım. Bir noktadan sonra kendimi sanki karşılıklı kahve içip sohbet ettiğim bir arkadaşımı dinliyormuş gibi hissettim. Kitap, günlük hayatın içinden durumları, insan ilişkilerini ve yaşadığımız olayların üzerimizde bıraktığı izleri ele alıyor. Özellikle günümüzde giderek bireyselleşen yaşam tarzımızı, kendimize odaklanırken bazen farkında olmadan empatiyi ikinci plana atışımızı sorgulatıyor. Sürekli bir koşuşturmanın, gürültünün ve karmaşanın içinde durup düşünmeyi ne kadar ihmal ettiğimizi hatırlatıyor. Genel olarak keyifle okuduğum bir eser oldu. Akıcı dili, samimi anlatımı ve düşündüren içeriğiyle bende güzel bir iz bıraktı. Sevdim.
Onun Aynısı Bana da OlduEzgi Akgül · Nesil Yayınları · 202641 okunma
Reklam
huzur dolu bir kitapevi ve insanları….
10/10
·288 syf.··
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 17 Haziran 2026 20:02
Selamm dostlarımmm. Bayadır inceleme yazamıyordum ama özlemişim resmen. Sizler nasılsınız? Her şey yolunda mı? Eğer kendinizi sıkışmış ve bunalmış hissediyorsanız, bir kitabevi gezmek ve kahve içmek en büyük hobiniz ise ihtiyacınız olan kitap budur. Okudukça huzurlu hissedeceğiniz bu kitap sizi aynı zamanda RS bataklığından kurtaracak bir ilaç. Çünkü bu kitap bana ilaç gibi geldi. :) O zaman gelin size konusunu anlatayım. KONUSU Youngju güzel bir iş ve düzgün bir adamla evlenerek hayatının düzgün gittiğini düşünür. Fakat içten içe tükenmişlik hissi ile hayatını geride bırakmaya karar verir. Hayali olan kitabevini açar. Zamanla fark eder ki bu kitabevi sadece onun sığınağı değil. Her gelen kişinin huzur bulduğu bir yer olduğunu fark eder. Burada hayatı nasıl yaşaması gerektiğini de öğrenir. İÇERİK Her yaşa uygun. :) İNCELEMEM Dili hakkında konuşmama bile gerek yok bence çünkü oldukça akıcı. Ben direkt kişisel gelişim kitaplarından ziyade hikâyenin içine yedirilen verilen mesajları çok seviyorum. Bana daha çok dokunuyor, işliyor. Bunu da her karakterin ayrı ayrı bir şeyler öğrenmesiyle okumak daha da keyifliydi. En sevdiğim şeylerden biri de her karakterin farklı bir yük taşımasıydı. Kimisi düzene karşı isyan ediyor, kimisi hayalleriyle, kimisi de hayatın yorgunluğuyla mücadele ediyordu. Bu yüzden her karakterden ayrı bir şey öğrenmek ve karakterlerin kendi aralarında bunları öğrenmelerini görmek çok hoşuma gitti. 20 puan versem 20 puan veririm, o derece keyifle okudum. Karakterler arasındaki diyaloglar ve ilişkiler çok doğaldı. Her karakterde kendimden bir parça buldum. O kadar çok altını çizdim ki… Hepsini yazamadım. Bu kitabı okurken kendinizi Hyunam-Dong Kitabevi’nde sevdiğiniz kitabı bulup Minjun’un yaptığı enfes kahveyi içer gibi hissedeceksiniz. Belki
Duygu ve Düşünce
Hyunam-Dong KitabeviHwang Bo-reum · Athica Yayınları · 202415,2bin okunma
10/10
·280 syf.··
Beğendi
·
2026 52. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 19:58
Amanda Peters | Yaban Mersini Toplayıcıları ”Yas bazen geniştir ve dipsiz gibi gelir ama zamanla şekil değiştirir, faydalı bir hale bürünür.” Selamm. İçime yavaş yavaş işleyen bir kitap oldu. Yaban mersini toplamak için bölgeye gelen Mi’kmaq’lı bir ailenin küçük çocukları Ruthie’nin kaybolmasıyla başlıyor kitabımız. Ama okudukça anlıyoruz ki sadece bir kayıp vakasını anlatmıyor, bir kaybın yıllar boyunca bir ailenin içine nasıl yerleştiğini anlatıyor. En çok Joe’nun hikâyesi etkiledi beni. Bir anın insanın bütün hayatını değiştirebilmesi fikri zaten ağırdır ama Joe’nun omuzlarında taşıdığı yükü okurken bu ağırlığı hissetmemek mümkün değildi. Bir tarafta da Norma var; içinde tarif edemediği bir eksiklikle büyüyen, nedenini bilmediği bir boşluğun peşinden giden bir kadın. İki farklı hayatın arasında dolaşırken aslında aynı yaranın izlerini görüyoruz. Yazar acıyı büyütmek yerine sessiz bırakmayı tercih etmiş. Bu yüzden bazı sahneler beklediğimden daha fazla dokundu bana. Karakterlerin ne hissettiğini okumaktan çok, onların yanında oturup dinliyormuşum gibi hissettim. İnsanların köklerinden koparıldığında geride neler kaldığını anlatan bir romandı. Sayfalar ilerledikçe meraktan çok bir özlem hissi eşlik etti bana. Bittiğinde benimle kalan şey, kaybolan bir çocuk değil, yıllarca eksik yaşamaya çalışan insanların sessiz mücadelesi oldu. Uzun süre etkisi benimle kalacak kitaplardan biri oldu. Tavsiyemdir.
Yaban Mersini ToplayıcılarıAmanda Peters · Beyaz Baykuş Yayınları · 2025202 okunma
Sizce sakatlanan atı vurmak merhamet mi cinayet mi?
10/10
·120 syf.·
2026 239. kitabı
Selamm,, İçi parlak, dışı sefil o ışıltılı sistemlerin insanı nasıl adım adım tükettiğini görmek isterseniz, bu küçük hacimli ama devasa tokat etkisine sahip kitaba mutlaka bir şans vermelisiniz arkadaşlar… Büyük bhran döneminin o acımasız dans maratonları üzerinden yükselen hikaye, aslında bugünün modern dünyasında hiç durmadan koşturduğumuz o anlamsız yarışların birebir aynası olduğunu göreceksiniz . okurken insan onurunun, sırf hayatta kalabilmek ve bir parça ekmek bulabilmek adına nasıl bir sirk malzemesine dönüştürüldüğünü izlerken, sistemin çarkları arasında ezilen insanın çaresizliğini iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Bir yanda hayata ve umuda dair tüm bağlarını koparmış, acısının son bulmasını isteyen bir ruh; diğer yanda ise merhamet ile trajedi arasında sıkışıp kalmış bir çaresizlik var. :(( Bacağı kırılan ve artık koşamayan bir atın acısına son vermek merhamet midir, yoksa bir cinayet mi? İşte bu sert soru, kitabın kapağını kapattıktan sonra bile günlerce zihninizi kurcalamaya devam edecek. Kısa, sarsıcı ve modern dünyaya dair inancınızı fena halde sorgulatacak, bir oturuşta bitecek ama etkisi çok uzun sürecek muazzam bir başyapıt. Kesinlikle okumalısınız… vesselam.
Alıntı
Atları Da VururlarHorace McCoy · Tersine Kitap · 2026670 okunma
Yine sabahlayrak kitap bitirdiğimiz birgün 2:50
10/10
·336 syf.··
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 13 Haziran 2026 02:23
Hepinize selamm! Hizmetçinin ikinci kitabının incelemesiyle karşınızdayım. Hem spoilerli hem de spoilersiz olacak. Ona göre uyarı koyacağım. Öncelikle başlarında sıkıntıdan baygınlık geçirdim. Hizmetçi de başından itibaren olayların içine giriyorduk ve her bölüm sonu heyecanlı bitiyordu. Sürekli sayfaları çevirmek istiyordum. Ama bu kitapda böyle olmadı maalesef. Ne olduysa son 100 sayfada oldu. Ama o 100 sayfayı da soluksuz okuduğumu söyleyebilirim. Sonuyla Hizmetçi yi açık arayla geçti. Bakalım diğer kitapta ne olacak? SPOİLERLİ KISIM Şimdi... Okurken şöyle dedim Wendy şeytana pabucunu ters giydirir. Ama sonra fikrimi değiştirip Millie'nin daha tehlikeli olduğuna karar verdim. Kız iki dakikada iki insanın da sonunu getirdi. Ayrıca olayları bu kadar iyi planlayıp buna bir intihar süsü vermesi de zekiceydi. Öte yandan Wendy... Herşeyi güzel planlamıştı fakat belli ki sonunu hesaba katmamış. Hele o adam yok mu? Russell. Adamın ne ... olduğu belli değil. Karısını aldatacak kadar aciz, ama adam öldüremeyecek kadar iyi kalpli. Başta aldatıyor karısını sonra da "ben söylerim boşanırız, sonra da senle evleniriz" yok ya. Ee madem başta karına söyleseydin ben senden boşanacağım diye. Wendy'de keşke sevse adamı. Adamı sevdiği için yapmıyor ki. Wendy kendine koca aramıyordu, kocasını öldürmesine yardım edecek bir aptal arıyordu ve buldu. Tabi o adam bir "melek" çıkınca işi kendisi yapması gerekti, adam görevini yerine getirmemiş oldu ve o da bunu açıkça belirtmek için şu cümleleri kurdu: "Russel gülümsediyse de yüzünde bir gerginlik vardı. Douglas'ı öldürmek istemediğini saklamamıştı. Kendisi mutfakta saklanırken pis işi bana yaptırmasına hâlâ inanamıyordum. Eh, mutlu değilse şirret karısına geri dönebilirdi, ben kendime milyon dolarımın tadını birlikte çıkaracak yeni
Hizmetçinin SırrıFreida McFadden · Olimpos Yayınları · 20237,3bin okunma
Reklam
Reklam