İnsanın gönlü nasıl bir şeydir ki, ezilip un ufak oluyor, üflesen yedi cihana dağılacak tozu... Yine şu durası sesi, durmak bilmiyor.
Vakti zamanı gelmeyince...
Biz Türk kadınları, her türlü duygumuzu hatta dusuncelerimizi önce, içimizin derinliklerine salıyor;onları can suyumuza karışmış sabırla, ince ince işleyip, Allah vergisi nurumuzla aydınlattıktan sonra, sessizce, yumuşak yumuşak seriyoruz gözler önüne. Kadrimizin her zaman bilinmeyişi çoğumuzun gölgeler içinde ömür tüketip, karanlık göçüşü bu yüzden değil mi?