Korkumun kendisiydi korktuğum, kaçtığım şeyse kaçmanın kendisi. Aynadan kırık bir parça uzatsam okura, bakar mı acaba, eti kesilir mi, demeyi de bıraktım. Kimisi eldiven taksın, kimi kanamayı denesin, kimi kaçıp kendinden kurtulsun.
Bir yolculuk vardı, hep vardı, her şey bir yolculuktu. Bu yolculukta beni hep izleyen, en olmadık yerde karşıma çıkıverecekmiş gibi yapan, sonra kaybolan, kaybolduğu için de kendini aratan bir bakış gördüm; suçtan günahtan çoktan arınmış yumuşak bir bakış... Ben o bakış olabilmek isterdim. O bakışın gördüğü dünyada olmak isterdim.
V. Woolf bu çalışmada 'Kadınlar ve Yazın' konusu etrafında yüzyıllardır ataerkil toplumlarda ezilen, hor görülen, hakları elinden alınan ve muhtaç konuma getirilen kadınların yazmalarının önündeki engelleri tüm gerçekliğiyle anlatıyor. V. Woolf'a göre kadınların yazabilmesi için ekonomik özgürlüğünün ve kendine ait bir odası olması gerekiyor. Ne yönden bakılırsa bakılsın söz konusu çalışma günümüzde hala evrenselliği ve güncelliğini koruyan önemli bir eserdir.