"Sadakatsizliği ispatlanmış bir kadını niçin bırakamıyor?" itirazıyla insan kütlesi içinde bir galeyan kopar. Bu vicdanİ bir meseledir. Başkasının vicdanını kendinizinkine göre ayar etmek yetkisini nereden alıyorsunuz? Sizin gibi düşünmeyen,
düşünemeyen felaketzedeyi aforoz ediyorsunuz. Bir
diğerinin vicdanına muhalefet vicdansızlıktır. Bu ağır mesele için kamadan, tabancadan başka bir hal çaresi bilmiyorsunuz.Dan ... Dun ... Haydi, kanlar içinde bir kadın cesedi önünüze serilince vazifenizi ifa etmiş olduğunuza kanaat getirerek silahınızı kınına koyup muzaffer olarak insanlar arasına
çıkıyor ve şiddetle alkışlanıyorsunuz. Kanun ve kamuoyunu kendinize yardımcı buluyorsunuz. Fakat kanun ve kamuoyu yanılmaz olsaydı o kanunun maddeleri daima hal ve zamanın icabına göre değiştirilmez ve çoğunluğun anlayışı Ortaçağ'daki
bütün vahşet ve dehşetiyle sabit kalırdı.
Her insan ayrı ayrı ele alınırsa birer vicdan, birer şuur sahibi görünür. Fakat insanlar kitle halinde, bireysel faziletlerinden bazılarını kaybediyorlar. Kör, muhakemesiz ve insafsız oluyorlar.