Öncelikle bu kitabın yazılış hikayesini anlatarak başlamak istiyorum.
Afife Jale ilk oyununda rolünü oynarken izleyenler arasında Reşat Nuri Güntekin’de vardır. Afife Jale’nin performansını çok beğenen Reşat Nuri kadınlarımızın bu alanda daha çok bulunmaları gerektiğini düşünerek başrolünün kadın olduğu bir tiyatro metni kaleme alır. Türlü sebeplerle sahnelenemeyen tiyatro metnini bir romana dönüştürür ve ‘Çalıkuşu’ adıyla bu roman basılır. Kitap döneminde çok sevilir. Okuyanlardan biri de Mustafa Kemal Atatürk’tür. Atatürk kitabı 2 gün gibi kısa bir sürede bitirir. Öyle ki gözleri yorgun düştüğü vakit ıslak bir tülbentle gözlerini silerek okumaya devam eder. Atatürk’ün baş ucu kitabı olarakta bilinen Çalıkuşu’nu uzun süredir okumak istiyordum. Kitabım içeriğini Kâmran ve Feride arasındaki aşk üzerine bir kitap sandığım için uzunca süre okumadım fakat saydığımın aksine aşk bir amaç değil araç olarak kullanılmış. Kitap daha ziyade bir kadının kendi ayakları üzerinde durma çabasını işlemiş ve çokta güzel işlemiş. Kitapta hiçbir noksan bulamadım. Gerçekten çok güzel bir kitap. Uzun olmasına karşın dili, anlatımı, tarzı… o kadar iyiydi ki sıkılmadan, akıcı bir şekilde rahatlıkla okuyabildim.