Birini düşünmek, onu daha çok düşünmeye giden yolu açar" dedi Ses. "Düşündüğün şeyle beynin arasında bir kanal olduğunu varsay. O şeyi her düşündüğünde genişleyenbir kanal. Birinin hafızanda kapladığı yer, onu düşünme sıklığınla orantılı. Yani artık malum meseleleri düşünmeyi bırakacağız ki kanal genişlemesin. Yavaş yavaş incelsin.
Dediğine göre, kalbi pare pare eden kaybın yası hakkıyla tutulup, duygular utanmadan, korkmadan, ertelenmeden doya doya yaşandıysa, şimdi sırada barışma faslı vardı. Gidenin ardından yapılması gereken, onun hayatımızdaki varlığıyla el sıkışıp medenice ayrılmak, sonra da yokluğuyla barış imzalamaktı. Bu hafta, cümle kabahat affedilecek, barış çubukları tüttürülecekti.
Ama bir beklediğiniz varsa genellikle gelmez. Beklemek çünkü, bir olmazı oldurmayı umanların safdilliğidir. Gelecekler zaten kalbinizi yormadan gelir. Bekletmek, gelmeyeceklerin işidir. Bu yüzden en çok gelmeyecek olanlar beklenir.