Aynı cümleleri tekrarlamak istemem ama kitabı beğenen olduğu kadar beğenmeyen de var.Ben biraz arada kaldım diyebilirim.Kitabın bende sinirlerimi uyandıran bir tarafı oldu.”Gönül” kısmını bana pek geçiremese de başka duyguları geçirmekte başarılı oldu. Ben’in ailesine karşı olan acıma ve küçümseme tutumları da bunlardan biri.Dar görüşlü olduklarını üstüne basa basa belirtmiş.Bunun yanında Hoca’yı gereksiz yüceltmesi de cabası.Her şeyden ziyade 3.bölümde göreceğiniz üzere Hoca’nın sırrını okuyoruz.Beni asıl sinirlendiren ve bir insanın böylesine bencil olabileceğini gösteren bu kısımdı.Sırrını Ben’e açıyor olması bile başlı başına bir bencillikti benim için.Hoca,insanların kötü doğmadığını sonradan kötü olabileceklerini söylüyor.Bana kalırsa hoca içinde salt kötülükle doğmuş.Bir kitap karakterine böylesine nefret besleyeceğimi beklemiyordum.Bu kitabı okurken insanların neyi neden ve ne amaçla yaptıklarını , bize teselli adı altında sundukları bencil,çıkarcı düşüncelerini görebilirsiniz.Hoca’nın insanlara güvenmemesini kendisini tanıdıktan sonra anladım.Acımasız görünebilir ama karamsar ve yapayalnız kaldığı o hayatı eceli gelene kadar ve arkadaşının vebaliyle yaşamasını dilerdim.Hoca gibi bir insanla tanışsam ben de insanlığa olan güvenimi yitirirdim.Bu hikayede yanan K oldu sanırım.. K’ye sevgilerle.