Gelişmekte olan kitle hareketlerinin aile kurumuna karşı tutumları oldukça ilgi çekicidir. Çağımızın hemen hemen bütün kitle hareketleri, başlangıç aşamalarında, aileye karşı düşmanca tavır takınmışlar ve aile birliğini gözden düşürmek ve zayıflatmak için ellerinden geleni yapmışlardır. Bunu yapmak için, aile reislerinin otoritesini küçümsemişler;
boşanmayı kolaylaştırmışlar; çocukların beslenme, eğitim ve eğlenme işlerinin sorumluluğunu üzerlerine almışlar ve gayri meşru ilişkileri teşvik etmişlerdir.
Bir kitle hareketi, kişisel meslekleriyle ilgilenen kişileri, taraftar olarak toplamaya başlamışsa, bu o kitle hareketinin güçlenme aşamasının geçmiş olduğuna bir işarettir ve o kitle hareketinin artık yeni bir dünya kurmakla değil, mevcudu korumakla uğraştığını gösterir. Bu durumda artık o hareket, bir kitle hareketi olmaktan çıkmış ve bir serüven durumuna geçmiştir.