Öncellikle peşinen belirteyim ki kitabı çok beğendim. Hacimli ve zor konuları barindirmasinin aksine dili bir o kadar sade ve anlaşılır. Islâm dünyası özellikle 17-18. Yüzyıllardan başlayarak ciddi bunalıma girdi ve bu bunalımından çıkış yollarını arama hevesiyle çeşitli fikri kültürel ve aktüel akımlar başgösterdi. O zamandan bu zaman bu arayış devam etmekte ve güncelliğini korumaktadır. Hoca bu eseriyle bir nebze de olsa bu çığlığı(kurtuluş için çıkan fikri akımlar) yansıtmış ve biz bugünün müslümanlarına sunmuş. Günümüzde bu alanda çalışılmış, emek verilmiş en derli toplu eser olduğunu düşünüyorum. Tüm islâmî akımların muhtevasını kökleriyle ve uzantılarıyla bilgimize sunuyor. Güncel bilgileri ihtiva etmesinden ötürü alanında tek diyebiliriz. Türkiyeden tutun Hint diyarına hatta Asya kültürüne kadar belli olgunluğa ulaşmış tüm islâmî akımları inceleyip objektif biçimde aktarması kitabı daha değerli kılıyor. Mevdudi, Abduh, Fazlurrahman, Humeyni ve daha nicesi bu kitapta yer edinmiş ciddi hareketlerin önderleri ve hareket sahalarınin amaçları yansıtılmış. Kitap kesinlikle eleştiri veya övgü kitabı değil. Var olan akımları bağlamından koparmadan olduğu gibi aktarmış. Zaten bu grupların,oluşumların cemaatlerin veya yazarın deyimiyle akımların temsilcilerinden de ciddi bir tepki almamış olması bunu kanıtlar nitelikte.
Gelenekçiler, ıslahatçılar ve modernistler.. bu 3 temayı işleyen yazar aralarındaki farkları ince nüansları açıklamaktadır. Şeriati'nin "aydın" müslüman tanımından gelenekçilerin "alim-şeyh" liderlerine kadar bu kavramlar üzerinde de bilgi vermektedir.Yazar günümüzde halen ülkemizde ciddî tebası olan Nurculuk, Suleymancilik ve Naksilik akımlarından da bahsetmiş ve selefiliğin bu topraklarda maya tutmamasının en büyük sebeplerinden birinin özellikle nakşi