İlla bu böyledir diye zihnimle itişmiyorum zira zihnimle savaşmanın ne kadar boş olduğunu kısa süre önce fark ettim. Neden savaşayım ki, seçim yapıp ilerlemek için zihnimi ikna etmem gerekmiyor. O öylece konuşan bir motor.
Çocukluğum geliyor aklıma. Evet, oralarda çok çocuklukta bıraktığım bir his. Yeni bir oyuncak geldiğinde ya da yeni bir arkadaş mahalleye ve akşam olduğundan yatman gerektiğinde, devam edebilmek için o yeninin getirdiği yönde “Hadi, yarın olsun da…” diye bilinmese doğru masum bir bekleyişle gözlerini kapamak güne.
İçimden yükselen tek his kuvvetli bir biliş. Emin olma. O an mantık, düşünce yok, sadece biliyorum. Biliyorum. Belki kaç kez yaşama döndüren bu adamın kollarında, şimdi bu defa gerçekten yokluktan var olmaya adım attığımı biliyorum.