Güzel konuşmuştu Namık; işin acı tarafı, ölümü yoldaş seçen birileri varsa onlar bizdik aslında. Cinayetler belirliyordu yolumuzu, aklı karışmış katiller, öldürmekten medet uman çaresizler, vahşetin gizemine kapılmış ruhlar. Onların peşinden koşuyorduk kurbanlarının kan izlerini takip ederek… Nasıl ve neden öldürdüklerini anlamaya çalışarak. Ulaştığımız yerde adalet değil, hayal kırıklığı vardı. Huzur değil, acı. Katilleri yakaladığımızda bilr, başka katillerin başka canlara kıydığını biliyorduk. Katillerin, kurbanların yüzü her gün, her an değişiyordu, değişmeyen tek şey, insanın insanı öldürmeye devam etmesiydi. O zaman neye yarıyordu katilleri yakalamak, canileri cezalandırmak?