Yaşamak acı çekmektir ve hayatta kalmak acıda bir anlam bulmak demektir. Yaşamın bir anlamı varsa, ıstırap ve ölümün de anlamı vardır ancak kimse bir diğerine bu amacın ne olduğunu söyleyemez. Herkes bu anlamı kendi bulmalıdır ve bu cevabın gerektirdiği sorumluluğu kabul etmelidir.
Yakında bir gün, belki kırk yıl sonra, beni tanımış olan hiç kimse sağ kalmayacak. İşte o zaman gerçekten ölmüş olacağım-hiç kimsenin belleğinde varolmadığım zaman. Çok yaşlı bir insanın, bir kişiyi ya da bir grup insanı tanımış son yaşayan birey oluşu üzerinde epey düşündüm. O yaşlı insan öldüğü zaman bütün grup da ölür, yaşayan belleklerden silinir. Benim için o insanın kim olacağını merak ediyorum. Kimin ölümü beni gerçekten öldürecek?
Benim ona ilişkin izlenimlerim, benim duyduğum zevk, benim sabırsızlığım, bildiğim başka duyguların hiçbirine tam tamına benzemiyor. Kelimelerden, mecazlardan, benzerliklerden medet umuyorum ama hiçbiri tam anlamıyla işe yaramıyor; bir zamanlar aklımdan akıp geçen zengin imgelere en iyi olasılıkla güçsüzce yaklaşmaktan ileri gidemiyorlar.