Yüzbaşı Burkay yine o büyük çam ağacının yanına geldi. Parlak bakışlı, ay yüzlü kızı orada gördü. Yüreğine od düştü. Ona yaklaşıp şöyle dedi:
<<𝐘ü𝐳ü𝐧 𝐚𝐲𝐚 𝐛𝐞𝐧𝐲𝐨𝐫.
𝐊𝐚şı𝐧 𝐲𝐚𝐲𝐚 𝐛𝐞𝐧𝐳𝐢𝐲𝐨𝐫.
𝐆ö𝐳𝐥𝐞𝐫𝐢𝐧 𝐲𝐞ş𝐢𝐥 â𝐥𝐚𝐬ı.
𝐒𝐚ç𝐥𝐚𝐫ı𝐧 𝐚𝐫𝐬𝐥𝐚𝐧 𝐲𝐞𝐥𝐞𝐬𝐢.
𝐘ü𝐫𝐢𝐲üşü𝐧 𝐭𝐮𝐫𝐧𝐚 𝐠𝐢𝐛𝐢
.𝐒𝐚𝐥ı𝐧ışı𝐧 𝐬𝐮𝐧𝐚 𝐠𝐢𝐛𝐢. >>
"Mermerdeki fazlalıkları atıyorum, geriye heykel kalıyor."
Şiir de, sevda da, sevinç de hep olduğu yerde aslında...
Eksiklikler değil bizi boğan;fazlalıklar!
Gürültüler arasında göremiyoruz inceliğimizi....
Şu önemli noktayı da unutmayalım:Ne kadar ulaşılmaz olursanız, o kadar kıymetli olacaksınız. Bu klişeyi hepiniz bilirsiniz. Konuyla entegre etmek gerekirse; ne kadar çok konuşursanız sizden o kadar uzaklaşacaklar.