İnsan daima, yani kocamış bir ihtiyar dahi olsa, çocukluğunda gizli. Hatta belki çocukluğun tek bir anında. Bir kokuda, dokunuşta, sözde, tebessümde yahut göz yaşında. Çocukluk dediğimiz şey; kendi sırrında kırılmış bir ayna gibi, baktıkça batıyor insana.
Şairleri bile öldürüyorlar ve hatta çocukları bile. İncecik ayak bilekleriyle. Ve biz ölümlerden ölüm beğenir gibi saf tutabiliyoruz yine de. İnsan dediğin çöplük, bütün kuyulardan daha karanlık değilse ne? Ama sen benim gibi başkalarının acısı karşısında hislenmekten fazlasını yapamayanları sevmezsin. Bilsen nasıl üzüldüm demeye kalksam; sırf lafımı değil, acımı da küçümsersin.
Bütün aşklar küllenir, bütün babalar ölür, bütün hikâyeler biter. Birinin yıkıntıların nöbetini tutması gerekir; işte o yüzden, biri hariç, bütün çocuklar büyür.