ne mutlu bana; senin uğruna ölüyorum, senin uğruna vazgeçiyorum kendimden. eğer sana yaşamının huzurunu, sevincini geri verebileceksem, korkusuzca ve sevinçle giderim ölüme.
"bazen aklım almıyor; onu yalnızca ben, hem de öylesine içten, öylesine dolu dolu severken, ondan başka hiçbir şey görmez, bilmezken, ondan başka hiçbir varlığım yokken, nasıl olur da onu bir başkası da sever, sevebilir?"