sana o anın hayal kırıklığını nasıl anlatabilirim, bilmiyorum sevgilim. çünkü o zaman böyle bir kaderi, senin tarafından tanınmamak gibi ömrüm boyunca mahkum olacağım bir kaderin acısını ilk defa yaşıyordum ve şimdi de o kaderle ölüyorum, senin tarafından hiçbir zaman tanınmamış olarak.
beni teselli edecekler ve birtakım sözcükler söyleyecekler, sözcükler, sözcükler; fakat ne yardımı dokunabilir ki sözcüklerin bana? biliyorum, ondan sonra yine yalnız olacağım. ve insanların arasında yalnız olmaktan daha korkunç bir şey yoktur.
"bir insanı öldürdüğün zaman, bir yaşamı çalmış olursun," dedi baba. "karısını bir kocadan, çocuklarını bir babadan mahrum bırakırsın. yalan söylediğin zaman, bir insanın gerçeğe ulaşma hakkını çalmış olursun. aldattığın zaman bir insanın doğruluk, adalet hakkını elinden alırsın. çalmaktan daha büyük bir kötülük yoktur."
ölüleri uyandırmaya yetecek kadar gürültü her nasılsa şu güruhu uyandırmıyor, diye düşündüm. uyurgezerlerin şehrinde bir tek ben uyanıkmışım gibi hissettim.