'başkası'
hem varoluşum hem de kendimi bilişim için gerekli.
Nitekim benliğimin tanınmasına; beni düşünen, bana karşı ya da benim için bir şeyler isteyen bir özgürlük olarak onun da
ortaya çıkarılmasına yol açıyor.
İnsanın bir seçme özgürlüğü taşıdığını, bununla edimlerine bir anlam verdiğini, bu anlam olmayınca
edimin de olmayacağını söylemek doğru değildir.
Özgürlük uğruna savaştıklarını bilmeden de
insanların özgürlük uğruna savaşabileceklerini söylemek yetmez. O zaman bu demektir ki
"İnsanlar bağlanabilirler, kendilerini sürükleyen bir ülkü için
savaşabilirler, yani kendilerini aşan bir çerçeve içinde hareket edebilirler."
Çünkü bir insan niçin,
nasıl ve ne yolda dövüşebileceğini iyice bilmeden özgürlük adına savaşmaya kalkarsa, edimlerinin
doğuracağı sonuçları kestiremez, bu sonuçları kucaklayan sebeplerin karmaşık örgüsünü kavrayamaz.
Pratik bakımdan ona pekâlâ öğüt verebilirdim ama o, özgürlüğü aradığı için kararını kendisinin vermesini
istedim.
Aslında onun ne yapacağını biliyordum. Nitekim o da onu yaptı.
İnsan hayatına bağlanır, orada kendi resmini çizer, bu resmin dışında bir şey yoktur. İnsan kendi hayatından başka bir şey değildir, derken şunu söylemek istiyoruz:
insan bir girişimler zinciridir. İnsan, bu girişimleri yaratan bağlantıların Toplamı öldüğü ve bütünüdür…