Ayasofya bütün İslam dünyası için bir numaralı camiidir; protokoldeki yeri de böyledir (Nitekim fethe kadar da büyük katedral olmasıyla bir numaralı kiliseydi.) Buradan gelenler, büyük kapıyı yani Bab-ı Hümayun'u atla geçtikten sonra Babüsselam dediğimiz, bugün müze gişelerinin bulunduğu asıl giriş kapısında attan inerlerdi. 1739 senesinde Belgrad Barışı'ndan zaferle dönen İvaz Mehmet Paşa'ya I. Mahmut'un istisnai atıfeti dolayısıyla atla girme dışında böyle bir vakıa pek görülmez. Daha içeriye atla girmek sadece padişaha mahsus bir imtiyazdır.
Kadının bir idare adamı olarak sorumluluğu çoktu. Bunun çok trajik neticeleri de olmuştur. IV. Murad Bağdat seferine çıktığı sırada yolların karını küretmeyen İznik kadısını astırmıştır.