Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Dünyaya neden ‘erkeklerin’ diyorsun?” diye sordu.
“Çünkü erkeklerindi, öyle de olmalı. Kadının yeri evidir. Sana antik çağlardan kalma gibi geliyorum herhalde?” dedim gülerek, biraz da utanarak.
“Bu bakış açısını bırakalı çok oldu,” diye itiraf etti Owen, ihtiyatla. “Görüyorsun işte,” dedi ve güldü. “ Faydası yok John, ne dersek diyelim sana ters gelecek. Dünyanın görüşü değişti- sen de ayak uydurmak zorundasın!”
“Güzel anlara dair bir beklentimiz kalmamıştı, kötü olanlarıysa dilemek istemiyorduk. Bir şey bekliyorduk ama ne beklediğimizi bile bilmiyorduk. Bir geleceğimiz yoktu. Yaşamaya dair bildiğimiz her şey geçmişte hapsolmuştu. Bazıları şok edici bir olayın ardından ışıltılı geçmişlerinde hapsolurlar, öyle ki, yaşadıklarını ancak kendileri için büyük anlamı olan bir anın içindeyken hissederler. Onlar için hayatın özeti bundan ibarettir. Üzerinden yıllar geçen o anın içinde yaşamlarını anlamsızca sürdürdükleri sırada hem güzel hem de kötü anılar parmaklarının arasından kum gibi akıp gider.”
“Karanlıkta her şey gözüne son derece dramatik ve sonsuza dek sürecekmiş gibi geliyordu. Peşini bir türlü bırakmayan bu düşünce kasırgasının durması için sürekli dua ediyordu. Bazı geceler gözünü dahi kırpmadan sabah oluyordu. Smita insanların uykuda da eşit olmadıklarını düşündü. İnsanlar hiçbir konuda eşit değillerdi…”