Aşkın hevâsı esti nesîm-i seher gibi
Eşkim döküldü pâyine gül-berk-i ter gibi
(Aşkın arzusu tanyeli gibi esti;
Gözyaşım, ayağına, taze gül yaprağı gibi döküldü.)
Nâmı gibi olmuştur o hem sa'd hem âbâd
İstanbul'a sermâye-i fahr olsa revâdır
(Adı gibi o hem kutlu, hem bayındır olmuştur,
İstanbul'a övünme sermayesi olsa lâyıktır.)
Sen, en güzel aynada görebildin mi seni
Hangi ruhun kokusu yayılıyor âleme
Vermeseydin münzevî bir şaire gölgeni
Gülsuyu damlar mıydı bu esrarlı kaleme