Selva Gedik

Kendine gelmiş bir ten,uyanmış bir can gibi sarsılmıştı yüzüne su serperek. -Selva Gedik
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Böyle,bu sazlı bahçe neresi? Nasıl da içiyorum ölürcesine. Sahnede bir bezgin kadın, Bir gariplik vermiş sesine. O niçin şarkı söylüyor şimdi, Ben neye ağlıyorum? Elbet hep böyle geçmeyecek ömrüm,biliyorum Bu çeşit yaşamak,zor. Kim bilir Tanrım,kim bilir Hangi güzel yerde beni, Hangi ölesiye sevda bekliyor?
Döneceğiz gerçeğe, Bir yaslandık mı dünyanın yüreğine! Ne yapsın etsin kucaklasın bizi Bağrına bassın… -Selva Gedik
Onun sonu benim başlangıcımdı.Ama bir daha geriye bakmayacaktım.O kendi sonunda kalacaktı.Bense ömrüm yettiği kadar yolumu keşfedecektim.Ruhu ölen de özgürdü varlığını yeşerten de -Tanrının İnsan Kumarı- -Selva Gedik
Sanki afilli bir büyü yapılmış da ışığı sönmüş. Öylesine gerçekten sönmüş ki büyünün batıllığından şüphe ettiriyor. -Selva Gedik