“Yıldız sendromu.”
“Ne sendromu?”
“Yıldız,” diye tekrarladı sabırla. “Bir yıldızın ışığı hiç tükenmez gibi gelir ama yakıtı sınırlıdır. Hiç ara vermeden parlar uzun zaman ama günü gelip de yakıtı tükendiğinde kendi içinde döner ve ardında kara bir delik bırakarak söner.”
“Güzelsiniz ama boşsunuz,” diye ekledi. “Kimse sizin için canını vermez. Buradan geçen her hangi bir yolcu benim gülümün size benzediğini sansa bile o tek başına topunuzdan önemlidir. Çünkü üstünü fanusla örttüğüm odur, rüzgârdan koruduğum odur, kelebek olsun diye bıraktığımız bir kaç tanenin dışında bütün tırtılları uğruna öldürdüğüm odur. Yakınmasına, böbürlenmesine hatta susmasını kulak verdiğim odur. Çünkü benim gülümdür o.”
Eğer ben bir generale bir martı olmasını buyursam, sözü efilen general dediğimi yapmazsa, suç onun değil benimdir.
Otorite hey şeyden önce sağduyuya dayanmalıdır.