Fransa’dan ayrıldığım zaman, aklıma estiği için böyle yapmış olduğumu söyleyenler çoktu. Altı yıl dolaştıktan sonra, ansızın geri döndüğümde yine aynı şey söylenebilirdi.
Öyleyse şu son haftalar içinde bir değişiklik ortaya çıktı. Ama nerede ? Hiçbir şeye bağlanılamayan soyut bir değişme bu. Değişen ben miyim ? Ben değilsem şu oda, şu kent, şu doğa; seçmek gerek.
“Her şey ben ve benim düşüncelerimden ibaret olsa da bu dünyada yaşamak zevkli bir şey” diyordu, “Sen! Oğlum! Sen benim zihnimde bir düş, bir düşüncesin. Bana şu anda dokunuyorsun. Ama ben sana dokunamıyorum. Çünkü düşlere dokunmak mümkün olabilir mi ?”