"Ben dünyaya ateş yağdırmaya geldim. Keşke bu ateş daha şimdiden alevlenmiş olsaydı. Katlanmam gereken bir vaftiz var. Bu vaftiz gerçekleşinceye dek nasıl da sıkıntı çekiyorum! Yeryüzüne barış getirmeye mi geldiğimi sanıyorsunuz? Size hayır diyorum, ayrılık getirmeye geldim."
"Yalnız evlere dikkat ettiniz mi, o evlerin içindeki televizyon hiç kapanmaz. Bir ses olsun ister insan etrafında. Yalnız olmadığını kanıtlamak ister gibi. Ama en büyük kabulleniş, hiç susmayan ve ne oynadığını bile çoğu kez bilmediğiniz o televizyondur."
"Zayıftım çünkü buna dayanamıyordum. Zayıftım çünkü yanlışlarımı kabullenmiyordum. Zayıftım çünkü onlar gibi olamıyordum. Zayıftım çünkü caddede tek başıma ilerlerken ödüm kopuyordu. Kasabada bir katil yokken de bundan korkuyordum. Hiçbir zaman sevilemeyecek olmaktan korkuyordum. Bu yüzden onların beni istedikleri şekilde sevmelerine izin veriyordum.
Güzel kızları herkes sever sevgili karanlık ama güzel kalpleri incitirler.
Bu yüzden kalbimi beslemeyi bırakmıştım.
Bu yüzden yüzüme bakmayı hiç bırakamamıştım.
Kendi ayakları üzerinde duran insanlardan biriydim. Ama ben kendi ayaklarım üzerinde durmak istemiyordum. Birine yaslanmak istiyordum. Benim yerime başkası alsın üzerimdeki yükleri, en azından paylaşsın istiyordum.
İşte böyle yalnız kaldığımda kiliseye sığınıyor ve bir mum daha yakıyordum. Bazen güneş doğana kadar ahşap oturaklarda oturuyor ve sadece Tanrı'nın beni tanıdığını, sadece onun yanımda olduğunu düşünüyordum. Belki aptallıktı ama kötülüğün bu kapıdan içeriye giremeyeceğini düşünüyordum. Belki aptallıktı ama kötü yanlarımın da bu kapıdan içeriye giremeyeceğini düşünüyordum.
Tanrım, yardım et bana."
"Kontrol sende olursa ne kadar yara açtığını ve yaraları nasıl kapatacağını bilirsin. Yaraları kapatacağını bilirsen korkmana gerek kalmaz. Acının geçici olduğunu da biliyor olursun. İyileşecek."
"İşte böyleydi. Kendime yarattığım krallık tek bir darbeyle yıkılmıştı. Çünkü ona güvenmiştim. Ona kalbimi açmıştım. Ruhumu vermiştim. İnanmıştım. Şimdi bütün inanç sistemimi en başından kurmam gerekecekti. Verdiğim tüm kararları sorgulamam gerekecekti. O, baştan sona bu kadar yanlışsa diğer yaptıklarımın doğruluğundan nasıl emin olacaktım?"