Evet, böyle bir bakışla insan dünyanın öbür ucuna gider, diye düşündü; çöllere gider, dağlara gider... Onun şimdi terk etmek istemediği hayat, bir çölden başka neydi? Gölgesiz, susuz, vahasız, hatta serapsız bir çöl...
En memnun olduğu anında bile ruhundaki eksiklik duygusu bir başka ihtiyaçla dağlanıyor, şimdi zannediyordu ki bu ihtiyaç ancak böyle sıcak bir sevgiyle, böyle dostane, kardeşçe bir vefayla tatmin edilecek...