Dini inanclar hep beni sasirtmistir. Hatirlayabildigim sure boyunca daima dini sistemlerin bizim insani durumumuzun yarattigi anksiyeteyi hafiftletmek ve rahatlatmak icin olduguna inanmisimdir. On iki ya da on uc yasindayken ve babamin bakkal dukkaninda calisirken bir gun Avrupa cephesinden yeni donmus bir Ikinci Dunya Savasi askerine Tanri'nin varligi konusunda duydugum supheden soz ettim. Cevap olarak bana Normandiya Cikartmasi sirasinda cebinde tasidigi Bakire Meryem ve Isa'nin soluk, kirismis bir fotografini verdi. "Arkasini cevir." dedi. "Oku orayi. Sesli oku."
"Siperlerde hic ateist yoktur," diye okudum.
"Dogru! Siperlerde hic ateist yoktur," diye tekrarladi agir agir her bir sozcukle parmagini bana dogru salliyordu. "Hiristiyan, Tanri, Çinli Tanri, herhangi bir Tanri... Ama bir Tanri olmali! Onsuz yapamayiz."