Kitabın adı neden Aşkın Celladı? En merak ettiğim nokta buydu başlarken. Bir psikoterapi öyküsünden alınan bu ismin danışanlarla ilgili bilgi verdiğini düşünürken aslında başlıktaki büyük payın Yalom'a ait olduğunu öğrenince fazlasıyla etkilendim. Okursanız, bu cümleyi daha net anlayabilirsiniz. İçerisinde pek çok psikoterapi öyküsü var ve hepsinin başlığı o kadar özenle seçilmiş ki, edebiyata dair en sevdiğim şey bu detay oldu. Hem merak uyandırıyor hem de öyküyü bu başlık dışında başka başlıkla aktarmak çok yanlışmış hissini veriyor. O derece doğru.
O kadar öykü dedikten sonra, bunların kurmaca değil gerçek yaşanan olaylar olduğunu belirtmek boynumun borcudur. Danışanların isimleri, diyaloglar gizlilik esasında değiştirilmiş ve öyküler yayınlanmadan önce danışanlara okutulmuş, onayları alınmış.
Ben kendi adıma belirtmeliyim ki; tecrübeli terapistlerin kitaplarını, deneyimlerini okumak her zaman bir şeyler katıyor insana. Yalom'un bazı sorularının altını çizdim mesela, danışanın aktardıklarına verdiği yanıtları da özenle okudum. Kendisi de hataya düştü bazen ve bunları kabul etti, hatalarını toparlamaya çalıştı. Bu hataları Yalom'dan okumak bir nebze de olsa rahatlattı beni çünkü terapide terapistin omzuna öyle bir yük biniyor ki asla hataya yer verilmemeli diye düşünüyordum. Tabii ki de danışanın ruh sağlığını düşünerek hareket etmek çok önemli ama asla hata yapmaMALIyız diye bir kural yokmuş. Önemli olan toparlayabilmekmiş. Farkındalıkmış. Ve elbette terapist de bir insan. Hata yapması doğal. Hata yapmaktan korktuğum için danışan görmek beni hep geriyordu, bu kitap sayesinde mükemmeliyetçi yanımı biraz daha törpüledim.
Bu tarz kitapların diğer önemli bir faydası-yine bana göre- yaşadığımız sıkıntılarda tek başımıza olmadığımızı fark ettirebilmesi. Birbirimizden