Sema Tekin

Sema Tekin
@sematekin
''Mümkün olsaydı her karış toprağa buğday eker gibi kitap ekerdim.'' Horace
Ankara
Zonguldak
256 kütüphaneci puanı
174 okur puanı
Ağustos 2013 tarihinde katıldı
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
https://1000kitap.com/kitap/ogrenci-koclugu--29326
Öğrenci Koçluğu İyi akşamlar sayın 1000kitap sakinleri. Linkini bıraktığım kitabı elinde bulandıran var mıdır acaba? Hiç bir şekilde ulaşamıyorum. Pdf ya da baskısını bulamıyorum ne yazık ki. Yardımcı olabilecek olan varsa çok sevinirim.
1000Kitap
Yalnızlık
"Yalnızlık cehennem gibi, biliyordum. Yine de elimde olmadan bir kez daha yalnız olmayı çok istiyordum. Sadece bir anlığına bile olsa." Cody Delistraty
Bu yazı köyde geçirmek istedim. Köyde insanlar erken yatıp erken kalkıyorlar. Dolayısıyla sabah uyandığımızda olaylardan haberimiz oldu. Kitlenip kaldık televizyon karşısında. Bu neydi ki? Şaşkınlığımızın arasında onlarca farklı yorum duyup dinledik ama hiç biri dün gece duyduğum sözcükler kadar tesir etmedi bana. Teyzemin oğlu ve kardeşim on bir yaşındalar. Akşama kadar oyun oynarken eve girip çıktıklarında haberleri görmüşler. Birde etrafta siyasi yorumlara maruz kaldıklarını tahmin ediyorum. Gece teyzemin oğlu uyandırdı beni "Sema abla ödümün orda bir korku var" dedi. Baktım göğsünün ortasını tutuyor. Gözünü kapattığı zaman askerlerle polis görüyormuş. "Babam İstanbul'da kaldı köprüden geçiyor hep bir şey olur mu?" dedi. Bir yumru oturdu boğazıma. Sana nasıl anlatırım olanları çocuk. Kardeşim de uyuyamamış. Ikisini yan yana getirip sakinleştirmeye çalıştım. Işığı açıp oyunlar ürettim ama nafile. Iki dakika oyun oynayıp on dakika soru soruyorlar haberlerle ilgili. Karşılarında nasıl aciz kaldım bilemezsiniz. Gülüyorum bir şey yok diyorum korkmayın diyorum ama size yalan söylüyorum çocuk. Boğazıma bir sürü şey birikti de hepsi gözüme gözüme doldu çocuk. Ne nefret ne lanet etmek, sövmek ne sakin kalmak.. Icimden bütün duyguları söküp aldın çocuk. Ya sana yapılan? Ya bütün masum kalplere korku salan? Yazık ki böyle kalamayacaksınız hep. Karşınıza bin bir türlü olay, çeşit çeşit insan çıkacak. Korkunuz kine, nefrete, şiddete dönüşecek belki de.. Sizi suçlayabilir miyiz? Sonucunu gördünüz mü? Alışıp tepkisiz kalacaklar belki de. Oyunlarından, huzur dolu uykularından arınıp kafalarında işte böyle anlamlandırmaya çalışacaklar. Gördünüz mü sonucunu?
Televizyon
Dilencilerin kucağındaki bebekler neden sürekli uyur? Metro istasyonu yakınında yaşı tam olarak belli olmayan bir kadın oturuyor. Kadının saçı karışık ve kirli, başını kederli bir şekilde öne eğmiş. Yanında bir çanta duruyor. İnsanlar çantaya para atıyor. Kadının kucağında uyuyan iki yaşında bir bebek var. Bebek, kirli bir şapka ve kirli giysiler içinde habersizce uyuyor. Yoldan geçen sayısız insan ona para veriyor. Kötü bir niyeti olduğunu düşünmeden, her zaman cebindeki son kuruşu ve üzerindeki son kıyafeti hayırlı bir iş yaptığını düşünerek vermeye hazır olan insanlar. Bir ay boyunca bir dilencinin yanından geçtim. Bunun çete kontrolünde bir aldatmaca olduğunu bildiğim için dilenciye para vermedim. Bir ay sonra dilencinin önünden geçerken aniden bir şey fark ettim… Her zamanki gibi pis bir eşofman giydirilmiş bebeğe baktım. Sabahtan akşama kadar kirli bir metro istasyonunda bir çocuğun bu kadar sakin durmasını garipsedim. Bebek uyuyordu. Ağlamıyordu, hıçkırmıyordu veya bağırmıyordu, sadece başını annesinin dizlerine gömmüş uyuyordu. Sevgili okuyucular, aranızda çocukları olan var mı? 1-2-3 yaşlarındaki bebeklerin ne sıklıkta uyuduğunu hatırlarsınız. İki veya en fazla üç saatlik( ardışık olmayan) öğleden sonra şekerlemesi yaparlar ve bu aralıklarla tekrar eder. Fakat ben bir ay boyunca dilencinin kucağındaki bebeği bir kere bile uyanık görmedim! Dilencinin dizlerine gömülü olan bebeğin yüzüne baktım ve içimde beliren kuşku daha da arttı. Gözlerimi bebeğe dikerek dilenciye sordum: “Neden sürekli uyuyor?” Dilenci beni duymamış gibi yaptı. Gözlerini indirdi ve yüzünü perperişan ceketinin yakasına sakladı. Soruyu tekrarladım. Kadın tekrar yukarı baktı. Ardından arkamdaki bir yere iğrenmiş bir şekilde baktığını fark ettim. Bas git, diye mırıldandı. Ben adeta çığlık