Hamnet kendini bildi bileli hissettiği şeyi bir kez daha hissediyor. Judith onun yarısı, ikisi bir cevizin iki yarısı gibi birbirlerine bağlılar. O olmazsa Hamnet eksik kalır, yitip gider. Judith'in koparılıp alındığı yerdeki yara ölene kadar kapanmaz. Onsuz nasıl yaşar ki yaşayamaz. Kalbe ciğerler olmadan yaşamasını, ayı gökyüzünden koparıp alarak yıldızlara onun yerini almalarını söylemek, arpanın yağmursuz büyümesini beklemek gibi bir şey olur bu. Derken büyü yapılmış gibi, Judith'in yanaklarında gümüş rengi sazlar misali gözyaşları beliriyor. Hamnet bunların kendi gözyaşları olduğunu, kendi gözlerinden onun yüzüne damladıklarını biliyor ama onun gözyaşları olmaları da mümkün. İkisi bir bütünün parçaları.