Yasemin DİKEÇ

Puan vermedi·188 syf.··
2022 1. kitabı
·
50 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2022 12:29
Simyacı kitabını okumama öğrencilerim sebep oldu. Sürekli: “Hocam Simyacı çok güzel de mi? Hocam Simyacı’yı okudunuz mu?” gibi sorular gelince mecbur alıp okumaya karar verdim. Kitabı aldığım esnada kitabın beni kendine doğru çektiğini hissettim. Ciddi anlamda uzun süredir beni bu denli kendine çekebilen bir kitap olmamıştı. Açık okumaya başlayınca kendimi bir bilge ile yolculuğa çıkmış gibi hissetim. Neticede yolculuğumuz gayet keyifli geçti. Kitabın olay örgüsü baktığımızda “Santiago” adındaki karakterin kişisel menkıbesini bulmaya çalışmasından yola çıkılarak oluşturulmuş. Bunun için Mevlana’nın hikâyesinden yola çıkılmış da deniyor. Fakat ben Mevlana’nın bu hikâyesini okumadığım için bu konuda yorum yapmayı düşünmüyorum. “Santiago” karakteri ile başaralı bir karakter yaratmayı başarmış yazar. İster istemez karakteri seviyorsunuz. Bu sizin kitabı daha istekli okumanızı sağlıyor. Zaten bir kitabın en önemli özelliklerinden biri de karakter yaratma becerisidir. Çoğu başarılı kitap, karakteri ile anılıyor. Örneğin; Rodion Ramonoviç Raskolnikov, Oblomow ve Prens Lev Nikolayeviç Mışkin gibi. Yazar Santiago karakteri ile bunu başarmış. Kitap roman olmasına rağmen size bir felsefi yapıt, masal ve hikâye izlenimi veriyor. Üstüne bütün bunları sürükleyici bir şekilde verdiği için kitabı sıkılmadan okuyorsunuz. Ayrıca bir nasihatname özeliği de var diyebiliriz. Çünkü kitap karakterlerin birbirine nasihat vermesi yoluyla oluşturulmuş. Okuyucuya karakterler üzerinden sürekli örtülü nasihatler verilmiş. Nasihatlerin genel amacı “kişinin kendi kişisel menkıbesi gerçekleştirmesi”dir. Kitabın belki eleştirilebilecek tek yanı burası çünkü bu noktadaki nasihat sayısı gerekenin üstüne çıkmış ve sıkıcılık yaratmış. Bu konudaki nasihatler daha az olabilirdi. Netice olarak hem
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,9bin okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Körlükk
Puan vermedi·331 syf.··
2022 2. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 22 Ocak 2022 20:36
Kitap konusu itibariyle farklı ve dikkat çekici bir kurguya sahip. Yazar, tüm insanların kör olduğu bir yerde bile düzenin ve sistemin nasıl şekillendiğini zekice yedirmiş kurguya. Aslında konuya baktığımızda çok imkânsız ve bizden uzak görünse de, inanın değil. Okudukça kendi dünyanızla öyle güzel uyuşturuyorsunuz ki, zamanla ne çok şeye kendi isteğimizle kör kalmışız diye düşünüyorsunuz. Kitabın distopya türünde bir eser olması bu düşünceyi destekliyor aslında. Körlük’ün nerede, hangi ülkede geçtiğini bilmesek de bir yerlere uydurmaya çalışmak çok zor olmayacaktır.
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,2bin okunma
Puan vermedi·160 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 07 Mart 2021 13:11
Herkese Merhaba :) Sevgili Ömer Zülfü Livaneli nin Bu muhteşem kitabı insanı okurken “Huzursuzluk” kelimesinin ortasında buluyor ben de okurken huzursuz ‘ olanlardanım .. En güzel not ise şu idi; "Harese nedir, bilir misin oğlum? Arapça eski bir kelimedir. Bildiğin hırs, Haris , ihtiras , mühteris sözleri buradan türemiştir.Harese şudur evladım, Develere çöl gemileri derler bilirsin. Bu mübarek hayvan üç hafta yemeden içmeden , aç sussuz çölde yürürde yürür; o kadar dayanıklıdır yani , ama bunların çölde çok sevdikleri bir diken vardır . Gördükleri yerde o dikeni koparıp çiğnemeye başlarlar. Keskin diken devenin ağzında yaralar açar , o yaralardan kan akmaya başlar. Tuzlu kanın tadı dikenleriyle karışınca bu, devenin daha çok hoşuna gider , böylece yedikçe kanar, kanadıkça yer, bir türlü kendi kanına doyamaz ve engel olunmazsa kan kaybından ölür deve, bunun adı Haresedir. Ortadoğu'nun adeti budur, tarih boyunca birbirini öldürür, ama aslında kendini öldürdüğünü anlamaz.kendi kanının tadından sarhoş olur . _İyi okumalar
HuzursuzlukZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2017117,8bin okunma