Kış mevsiminin yavaş yavaş ilerlediği zamanlar, terkedilmişliğin hiddetinin alabildiğine yaşandığı zamanlardı. Unutulmanın son aşamasıydı bu. Güneş tarafından bile unutulmanın ve yıllarca böyle yarım yarım hatırlanmış, kambur, ağlamaklı yaşamanın.
Amaçsız ama sevinçli, nereye gideceğimizi bilmeden binerdik trenlere. Biner binmez hüzün basardı içimi. Biz bütün insanlardan ayrıydık, ikimizdik, birdik. Bizim olgun acılarımız vardı.