Emrah Boz

İnsanların duygularını, çeşitli durumlarda neler hissettiklerini öğrenmek istiyordum.
1000Kitap Gerçek Okurlar
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Hepimiz öleceğimizi biliriz ama öldüreleceğimiz aklımıza gelmez.
1000Kitap Gerçek Okurlar
Evet, üzüntü ifade eden bir şeyler söylemeliydim ama duyguları öğrensem bile, dozunu ayarlamayı bilmiyordum henüz. Yani beynim biliyordu ama kalbim bilmiyordu. Zaten o zavallı, yorgun pompa ne bilebilir ki!
1000Kitap Gerçek Okurlar
Kendime dedim ki: "İşte, bilgeliğimi herkesten çok artırdım." Kendimi bilgi ve bilgeliği, deliliği ve akılsızlığı anlamaya adadım. Gördüm ki bu da yalnızca rüzgarı kovalamaya kalkışmakmış. Çünkü çok bilgelik çok ızdırap doğurur, bilgisi artanın... Acısı da artar.
1000Kitap Gerçek Okurlar
Kapalıçarşıda, bir kuyumcu dükkânında Sol eline bir yüzük takmıştım. Senin entarin basmaydı. Benim elbisem pamuklu Yüzüklerimiz sekiz ayardı… Çocuklar gibi gülmüştük, hatırlarsın Kapalıçarşı, Mahmutpaşa, satıcılar Bir hafiflik içinde elele, yaya. Bir sabah vaktiydi, güzel ve taze Mevsim bahardı… Sonra saçların, omuzların Elâgözlüm – Sana Elâgözlüm diyeceğim ömrümce Koyu da olsa rengi gözlerinin. Bir kırmızı kordelâ, bir bulut, bir gül Sen gittin hatıralar perişan etti beni, Gel, eski günlerin içinden, rüzgârlarla, Gel, Kurumuş kirpiklerime bir yağmur gibi dökül…