Dozunda alınan sakinleştirici gibi, belli bir miktarda hayal kurmak da faydalıdır. Zihin ve emeğin bazen şiddetli olan ağrılarını dindirir ve saf düşüncelerin sert çıkıntılarını törpüleyen, sağda solda eksiklikleri ve aralıkları dolduran, dağınıkları birbirine bağlayan hafif ve serin bir buğunun ortaya çıkmasına neden olur. Ama fazla hayal insanı sular altında bırakır, boğar. Düşüncelerinin yerini tamamıyla hayaller almış zihin emekçisinin vay haline!
Bahçeden kopardığı bir baş lahanayı sofraya koyan insanın basit ve saf mutluluğunu kalbim hissedebiliyorsa,keyfime diyecek yoktur,çünkü o yalnızca lahanayı değil,bütün güzel günleri,onu ektiği o tatlı sabahı,suladığı o tatlı akşamları da sofraya koymuş olur,lahananın günbegün büyümesi ona haz verdiği için her şeyin tadına bir anda yeniden varır.
Tanrı'nın bize her gün sunduğu güzel şeyleri tadını çıkaracak kadar kalbimizin kapıları açık olursa, başımıza gelen kötü şeylere katlanacak gücümüz olur.