İyilik demek kimseye kötülüğü dokunmamak değil, kötülük yapacak cevheri içinde taşımamak demektir. Bende bu fena cevher fazla miktarda mevcutmuş. Belki herkeste var... Fakat insan olan onu söküp atmasını, yahut boğmasını biliyor... Dokunmadan bırakmak, bir gün başını kaldırmasına meydan vermek olur...
Buna içimdeki şeytan diyordum; müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama layık görüyordum. Halbuki ne şeytanı azizim, ne şeytanı? (…) İçimizde şeytan yok… İçimizde aciz var… Tembellik var… İradesizlik, bilgisizlik, ve bunların hepsinden daha korkunç bir şey, hakikatleri görmekten kaçmak itiyadı var.
Hayatı unutmak istiyorum. Hayat bilmem kimin iğrenç icadı. Süresi belirsiz, ayrıca bir halta benzemiyor. Hayat gerçekle bir ilgisi olmayan bir dekor . Mutluluk yalnızca bir yanı boyanmış bir çerçeve