Aslında hiçbir şey içimizdeki ateşi söndüremez ve merakımızı o aptalca saklama yöntemi kadar artıramazdı; doğallık kendi özgür akışına bırakılmadığı için insan merakı büyük kentlerde kendisine gizli ve genellikle pek de temiz olmayan yollar buluyordu. Bu aşırı baskı, toplumun her kesiminden gelen gençlerde gizli bir gerilim yaratıyor, bu da onların çocukça ve çaresizce davranmalarına yol açıyordu.
Sayfa 102 - Can Sanat Yayınları, 23. Basım ~ Kasım 2024·Kitabı okudu
Bir kadının "hanımefendi" olarak görünebilmesi için kadınsı kıvrımları mümkün olduğunca az dikkat çekmeliydi; aslında bu moda, en büyük kaygısı örtmek ve gizlemek olan çağın genel ahlak anlayışına da itaat ve hizmet etmiş oluyordu.
Ama kendini akıllı sanan bu ahlak anlayışı, suratına kapı kapatılan şeytanın genellikle bacadan ya da başka bir kapıdan içeriye girmeye çalışacağını tamamen unutuyordu. Çıplak teni ve doğal endamın her türlü izini saklamaya çalışan bu kostümlere, tarafsız bir biçimde baktığımızda, dikkatimizi çeken ilk şey giyilen bu kıyafetlerin kesinlikle ahlaklılığı değil, tam tersine o dönemin modasının cinsiyetler arasındaki kutuplaşmayı neredeyse utanç verici bir şekilde kışkırtmaya çalıştığı olurdu.
Sayfa 100 - Can Sanat Yayınları, 23. Basım ~ Kasım 2024·Kitabı okudu
İnsanoğlunun ne kadar tehlikeli olabileceğini en karanlık gecelerinde bile düşleyemediler; ama tehlikeleri atlatıp zorlukları yenebilme gücüne sahip olduğunun da farkında değillerdi.
Sayfa 48 - Can Sanat Yayınları, 23. Basım ~ Kasım 2024·Kitabı okudu