Semra YAPAL

Semra YAPAL
@semrayapal
Sıkı Okur
…. senin dünyaya bakan penceren kirli ise, benim çiçeklerim sana çamur görünür… ….
Tokat, 20 Mart 1984
1.528 kütüphaneci puanı (Geçen ay: 24)
3245 okur puanı
Mart 2020 tarihinde katıldı
semrayapalsemrayapal
Zweig’ın kendi kaleminden anlatımıyla, yaşadıkları…
Ülkeden her gün imdat çığlıklarının yükseldiği, en yakın dostlarımın birer birer yakalanıp işkenceye ve hakarete maruz kaldığı ve sevdiklerime yardım edememekten titrediğim o günler, hayatımın en korkunç anlarıdır. Viyana'da bıraktığım yaşlı annemin ölüm haberini aldığımda, dehşete düşüp yanıp yakınmadığımı, hatta acılardan ve tehlikelerden kurtuldu diye bir çeşit rahatlık duyduğumu söylemeye utanmıyorum çünkü içinde yaşadığımız dönem yüreğimizi işte bu hale getirmişti. Annem seksen dört yaşına gelmişti ve kulağı neredeyse hiç duymuyordu, evimizin içinde ayn bir odası vardı. "Ari ırk yasaları" çıkarılmış olsa da şimdilik evinden de atılamazdı. Bir süre sonra onu herhangi bir şekilde yurtdışına çıkarabileceğimizi ummuştuk zira nasyonal sosyalistlerin Viyana'da uygulamaya koydukları kararlardan biri anneme çok ağır gelmişti. Seksen dört yaşındaydı ve yürümekte çok zorlanıyordu. Her gün yaptığı küçük gezintilerinde beş ya da on dakika güçlükle yürüdükten sonra bir parkta ya da Ring Caddesi'ndeki bir bankta oturup biraz dinlenirdi. Hitler, Viyana'da hakimiyeti ele geçirmesinin üstünden sekiz gün bile geçmeden, yasalarının en vahşi olanını çıkarmakta gecikmedi. Yahudilerin banklara oturmalarını yasaklayan kanun -insanların acı çekmesini isteyen en sadist yasaklardan biri- yürürlüğe girdi. Yahudilerin mallarının ellerinden alınmasının ne de olsa anlaşılır bir tarafı, geçerli bir mantığı vardı çünkü fabrikaların, konutların, villaların ve işyerlerinin Yahudilerin elinden alınmasıyla kendi adamlarını doyuruyorlar, onları ödüllendirebiliyorlardı. (Devamını yoruma ekledim)
Sayfa 469 - Can Sanat Yayınları, 23. Basım ~ Kasım 2024·Kitabı okudu
Alıntı
Reklam
1938 yılında, Avusturya'nın yaşadıklarından sonra dünyamız insanlık dışı davranışlara, haksızlığa ve zorbalığa daha önceki yüzyıllarda görmediği kadar alışmıştı. Bizim talihsiz Viyana'mızda yaşananlar, eskiden uluslararası bir hakaret sayılmaya yeterken, 1 938 yılında dünya vicdanı susuyor ya da biraz homurdanıp daha sonra olanları unutuyor ve hoşgörüyle karşılıyordu.
Sayfa 467 - Can Sanat Yayınları, 23. Basım ~ Kasım 2024·Kitabı okudu
Tarih
her gün yapılan ölümüne işkencelerden sonra, tek bir kişinin haksızlığa uğramasının ve acı çekmesinin ne önemi olabilirdi?
Sayfa 467 - Can Sanat Yayınları, 23. Basım ~ Kasım 2024·Kitabı okudu
Tarih
Artık maske düşmüştü.
Sayfa 466 - Can Sanat Yayınları, 23. Basım ~ Kasım 2024·Kitabı okudu
Alıntı
…arkamda toz ve kül bulutu bıraktığımı ve geçmişin acı bir tuz direğine dönüştüğünü biliyordum.
Sayfa 466 - Can Sanat Yayınları, 23. Basım ~ Kasım 2024·Kitabı okudu
Aşk
Reklam