"Descartes diye birini duymuş muydun hiç? Kendisinin şöyle bir sözü vardır: Cogito ergo sum. Düşünüyorum, o halde varım. Biz ise şöyle diyoruz: Cogito ergo jaunto. Düşünüyorum, o halde jauntluyorum."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bir kitap düşünün, yazarı 1950'ler de kitabı yazsın ama kitabın içeriği 24.yüzyılı anlatan bir bilimkurgu olsun . Evet, işte bu kitap "Kaplan Kaplan" yazarı da devasa bir hayal gücüne sahip olan Alfred Bester. Kitap akıcı ve okuyanın hayal gücünün sınırları içerisinde sanki bir film izliyormuş gibi geliyor - en azından ben öyle hissettim- . Benim kitapta hissettiğim inanılmaz teknolojilere sahip olsakta, insan yine insan. İçinde yine bir kötülük var. İntikam almak için hiç kimseyi gözü görmeyen insan, güçsüzleri ezen yine bir insan. Ray Bradbury'nin yazmış olduğu Resimli adam kitabında şöyle bir cümle geçiyor "Ya Mars'ta bizim düşünemeyeceğimiz beş yeni duyu, organ, görünmez uzuv varsa? Beş tane de yeni günah olmaz mı? "
"Hayatım boyunca bu dakikayı ve cezaya çarptırılacağım bu şafak saatini beklemiştim sanki. Hiçbir şeyin, ama hiçbir şeyin önemi yoktu ve ben bunun niçin böyle olduğunu biliyordum."
"Bunun mümkün olduğunu söyledim. Her halükarda, beni gerçekten ilgilendiren şeyin ne olduğundan belki emin değildim ama, beni ilgilendirmeyenin ne olduğundan emindim. Ve tam da onun bana bahsettiği şey, beni ilgilendirmiyordu. "