III.Murat, Osmanlı İmparatorluğu'nun en geniş sınırlara ulaştığı dönemde tahta çıkmış.Onun döneminde devletteki yozlaşmanın temelleri atılmış.
Devlet borç batağında, veba İstanbul'a dayanmış, fiyatlar almış başını gitmiş.Seferden gelen askerler sokaklarda sefalet içinde.III. Murat, tahtta kaldığı süre boyunca hiç sefere katılmamış bu arada.Romanda işkence yapılan korkusuz bir asker, bu durumu III. Murat'ın yüzüne vurur.Saray ise zevküsefa içindedir, harcanan paranın haddi hesabı yoktur.
Suat Derviş, işte böyle bir dönemde saraya, hareme götürüyor okuyucuyu, Alev Dudaklı Kadın'da.
Başarılı tarihi bir romandan, daha ötesidir bence Alev Dudaklı Kadın.
Padişahın deli gibi aşık olduğu gözdesi Şemsiaşk, bir silahtara aşıktır.Şemsiaşk, Valide Sultan Nurbanu'nun, oğlu III. Murat'ı, Safiye Sultan etkisinden kurtarma projesidir.
Aşk da politiktir Osmanlı hareminde.
III. Murat, cariyesi Şemsiaşk'tan aşk dilenirken, Şemsiaşk "sevmek için özgür olmak " gerektiğini, özgür olsa da onu köleleştiren birini sevemeyeceğini, hayallerinde başkasını sevdiğini, yüzüne söylemekten sakınmaz.Üstelik, padişahın attığı tokata, tokatla karşılık verir.Tokat sonrası uğradığı tecavüzden, zevk aldığını gizlemez Şemsiaşk.Kadının cinsellikten yalnızca cinsellik olarak zevk alabileceğini gösterir.
Cesur ruhtur Şemsiaşk...
Çok beğendiğim Suat Derviş romanı oldu, Alev Dudaklı Kadın.