Kuaför Kadın: Bir İman Sahnesi
• Hz. Peygamber şunları söyledi: “Miraca çıktığım gece, bir yerde çok güzel bir koku aldım. Bu kokunun ne olduğunu Cebrail’e sordum. Dedi ki: “Bu koku Firavun’un kızının berberi/tarakçısı olan kadının ve çocuklarının kokusudur.” Bu olayın aslını soruduğumda, Cebrail şöyle dedi: “Bu kadın bir gün Firavun’un kızının saçını tararken, tarak elinden düştü. (onu yerden alırken, gayriihtiyari) Bismillah dedi. Firavun’un kızı “Babam mı? (onu mu kastediyorsun?)” deyince, kadın: “Hayır! Benim kastettiğim benim de senin de babanın da rabbidir.” diye cevap verdi. Firavun’un kızı: “Bunun babama söylerim.” dedi. Kadın da “Evet, söyleyebilirsin.” dedi. Kızı bunu haber verince, Firavun kadını çağırdı ve: “Kadın! Benden başka senin bir rabbin mi var?” diye sorunca, kadın: “Evet, benim de senin de Rabbi Allah’tır.” diye cevap verdi. Bunun üzerine Firavun, inek şeklinde bakırdan yapılmış bir heykelin eritilmesini emretti ve heykel eritildi. Sonra kadın ve çocuklarının oraya (eritilen bakırın içine) atılmasını emretti. Kadın, Firavun’dan bir ihtiyacı/isteği olduğunu söyledi. Firavun kadının ihtiyacı/isteğinin ne olduğunu sordu. Kadın: “Benimle çocuklarımın kemiklerini aynı örtüye sarıp bizi birlikte defnetmeni istiyorum.” dedi. Firavun: “Bu, senin üzerimizdeki hakkındır/bunu yaparım.” dedi. Firavun’un emriyle, çocukları bir bir kadının gözleri önünde o ateşte eritilmiş bakır çukuruna atıldılar. Nihayet sıra emzirme çağında olan bebeğe gelince, annesi dayanamadı, oldukça gerildi. Bunu gören bebek (Allah’ın izniyle konuşmaya başladı ve) “Anne korkma, atla! Çünkü dünyanın işkencesi ahiretin işkencesinden daha hafiftir.” dedi ve kadın da atladı. (Hakim’in rivayetinde: “Bebek: Anneciğim sabret, şüphesiz sen hak yoldasın, dedi. Ve nihayet kadın bu çocuğuyla birlikte oraya
Anlaşamadık; Belki sen iyi oynadığından ben ise 'oyun nedir' bilmediğimden...
Duygu ve Düşünce
Reklam
"Kusursuz, dört-dörtlük bir hayat istemedim hiçbir zaman. Sadece verdiğim emeğin, gösterdiğim çabanın ve o tertemiz niyetimin bir nebze olsun karşılığını görmek istemiştim. Ama hayat bana öyle bir şey öğretti ki; sen ne kadar iyi olursan ol, karşındakine ne kadar değer verirsen ver, günün sonunda hep o başladığın kırık dökük yerde tek başına kalıyorsun. Kimse senin içerinde ne fırtınalar kopardığını, nasıl ayakta kalmaya çalıştığını merak bile etmiyor"..
Ben senin hiç bilmediğin bir yerde acı çekiyorum bu gece şarkılarda yetmiyo duvarlar neden konuşmuyo benimle kanatlarım olsa gelirdim olduğu yere
Duygu ve Düşünce
"Seni seviyorum" demek değil ki marifet, önemli olan o kelimenin tüm sorumluluklarını alabilmek. - Can Yücel
1000Kitap
Nedir yaşamanin sencesi? Bir mana mıdır?
Reklam
Reklam