Kimse beni övmeyecekse,
uygun eylemiere başvurmam ve kimse beni cezalandırmayacaksa,
uygunsuz eylemleri gerçekleştiririm, diye düşündüğü
hatalı yaşarnlara neden olur. Kimse tarafından övgü
duymazsan bir daha asla böyle bir şey yapmamaya karar verirsin.
Bu durumda bir terslik olduğu belli.
FiLOZOF: Yaşam tarzına karar veren kişinin başkaları değil,
sadece sen olduğunu biliyorum.
GENÇ: Off
FiLOZOF: Yaşam tarzını başkalan veya çevren belirliyor olsaydı,
sorumluluklarını değiştirmek kesinlikle imkansız olurdu.
Ama yaşam tarzımızı kendimiz seçeriz. Sorumluluğun nerede
olduğu açık.
Bay A'dan kusurlarını affedemediğin için
hoşlanmıyor değilsin. Daha önce de Bay A' dan hoşlanrnamak
gibi bir hedefın vardı. Sonra da o hedefi tatmin etmek için
kusurlarını aramaya başladın.
"Başkalarının mutluluğunu gönülden
kutlayamıyorum," dememiş miydin? Kişiler arası ilişkilerini
rekabet olarak düşünüyor, başkalarının mutluluğunu da
'yenilgin' olarak algıhyorsun. Başkalarının mutluluğunu kutlayamamanın
nedeni bu. Ama rekabet durumundan kurtulduğun
anda, birisine karşı galip gelme ihtiyacı ortadan kalkar.
Ayrıca kişi, Belki de kaybederim, korkusundan da kurtulur.
Acı çeken kişinin hislerini tam olarak anlamayı kimse
beceremez. Ama kişi talihsizliğini 'özel ' olmak için lehine
kullandığı müddetçe, o talihsizliğe her zaman ihtiyaç duyar.
***