Kişinin
iş deneyimini yanlış sergilernesi veya belirli giysi markalanna
karşı aşın bağımlılık sergilemesi, otorite vermenin çeşitleridir
ve muhtemelen üstünlük kompleksinin özelliklerini de taşırlar.
Her örnekte, üstün ya da özel olan aslında 'ben' değildir. Sadece
kişi bunu otoriteyle ilişkilendirerek, 'ben'in üstün görünmesini
sağlar. Kısacası, uydurma bir üstünlük hissidir.
kötümser düşünme alışkanlıkları
olan insanların sıradan aksaklıkları birer felakete dönüştürebileceklerini
göstermektedir. Bunu yaparken masumiyetlerini
suçluluğa dönüştürürler
çocuklarımızın
gelecekte nasıl olacaklarını etkileme konusunda çaresiz
olduğumuzu düşünürsek yaşamımızın bu yönüyle uğraşırken
elimiz kolumuz bağlanır. “Yaptığım hiçbir şeyin önemi
yok” düşüncesi, bizi eylemde bulunmaktan alıkoyar.
Böylece denetimi, çocuklarımızın akranları ve öğretmenleri
ile çevreye bırakırız. Çaresizliğimizi, olduğundan fazla
düşündüğümüz zaman, diğer güçler denetimi ele alıp çocuklarımızın
geleceğini biçimlendirirler.
Hayat seninle konuşmaz. İnsanı oradan oraya
sürükler. Her sürüklediğinde bir şey söylüyordur. 'Silkin ve
uyan. Öğrenmen gereken bir şey var,' diyordur."