İnsanların diğer insanları kendinden yola çıkarak değerlendirmesinin ne kadar aptalca olduğunu daha iyi anlıyorum. Hem kendimle fazlasıyla meşgul olduğumdan, hem de iç dünyam fazlasıyla fırtınalı olduğundan, başkalarını kendi haline bırakmayı yeğliyorum, keşke onlar da benimle uğraşmasa.
Bu aralar fazla
-Gibiyim
Son otobüsü kaçırmış da
Sabahı beklemiş gibiyim
Cam kenarına oturanlara
El sallar gibiyim
Kalakalmışım sanki
Gidememiş gibiyim
Olduğum yerde savrulan
Kuru bir zambak gibiyim
Ne rengim artık eskisi gibi
Ne de hevesim kalmış bir şeylere
Son otobüse binsem bu boşluk geçer mi
Beni kemiren korkaklık bir gün göğe uçar mı
İnsan aynı hatayı tekrar tekrar seçer mi
Büyük hiçlik kuyusuna paldır küldür düşer mi
İyi desem iyi değilim iyi gibiyim
Kötü desem kötü değilim kötü gibiyim
Tam ortasında olmak tercihim değildi
Elimde olsa boşlukları parça pinçik yok ederdim
Son otobüse de binerdim cam kenarına da otururdum
El sallardım gülerdim, kalakalmazdım
Elimde olsa,
Sana giderdim
Gelmezdim.