Hyunam-dong kitabevinde hayat güzel bir akışla, dinginlikle olgunlaşıyor. Kaos veya ümitsizlik yok, yalnızca kendini gerçekleştirme, huzur ve kitaplar var. Bu kitabı okurken bu düşüncelerle dolup taştım. İnsan Hyunam-dong kitabevine girdiğinde küçük(!) olaylardan mutlu olunabileceğini, önemli olanın anı yaşamak, yaşamanın basamakları birer birer sürekli çıkmakla değil, istediğiniz basamakta dinlenmeyi bilip etraftaki manzaranın veya yanınızda bulunan kişilerin, sahip olduklarınızın tadını çıkarabileceğini fark ediyor. Fakat şunu da unutmamak gerek; biz bu basamakta durmak istiyor muyuz? İstemiyorsak gerekli cesareti toplayıp her zaman inebiliriz veya çıkabiliriz. İster yukarıya çıkalım ister aşağıya inelim, huzuru ve mutluluğu yakaladığımız zaman bu bir gerileme değil, kendini gerçekleştirme olur.
Herkeste olduğu gibi benim de kendi çapımda stresli bir hayatım var ama artık hyunam-dong kitabeviyle tanıştıktan sonra bir miktar da olsa kendimi fark ettiğimi, daha huzurlu ve dinginleştiğimi hissediyorum. Meğer ihtiyacım olan tam da böyle bir kitabevini, sahibi Jungseo'yu ve çevresindekileri tanımakmış. Eminim herkes bu gündelik yaşamı anlatan romanda küçük de olsa büyük de olsa kendinden bir parça yakalayıp ne demek istediğimi hissedecek.