Kitap boyunca sevgili pembe alt çizme kalemim ve ben çok yakın bir ilişki kurduk, her paragrafı çizmemek için zor durduğum anlar oldu. Sevgili Esra hanım öyle müthiş bir kitap yazmış ki, rehber niteliğinde anlatılması gerekilen her şeyi okuyucunun önüne sermiş. Ruminasyon probleminden bolca yakınan bir insan olarak yeni başucu kitabımı bulduğumu söyleyebilirim. İnşallah ileride eğitimlerine katılmak da nasip olur <3
+Alıntı yapmak için uygulamaya girmek çok zordu, çünkü baştan sona kitabı alıntılamaya çok yaklaşmıştım, hal böyle olunca alıntı işini baştan rafa kaldırdım.
Kitabın ilk yarısı yazım dili o kadar kötü ve saçma geldi ki kitaba doğru dürüst odaklanamayıp feci bir ön yargı beslemeye başladım. Fazla betimleme olmamasına ve olay akışı hızlı olmasına rağmen çoğu betimleme manasızdı, konunun özellikle kitabın ilk yarısındaki veriliş şekli kalitesiz ve basit geldi. Tekrar verilse asla okumam ancak kafa dağıtıcı mıydı, evet. Daha iyisi bulunur mu, kesinlikle evet. Onun dışında karakter gelişimleri açısından fena olmadığını söyleyebilirim. Rosie'nin okb ayrıntısı da güzeldi.
Gece ve SonraClaire Daverley · Domingo Yayınevi · 20241,176 okunma
Psikoloji dersi kapsamında karakter analizi yaptığım o kitap. Eğer ki Amerikalı tipik bir ergenin travmalarını, dürtülerini, bilinçaltı dünyasını okumak istiyorsanız bakabilirsiniz ama tavsiye etmem açıkçası.
Kitapta, araştırmacı, sosyal bilimci baş karakterimizle sanayi devriminden sonra İngiltere'nin doğu yakasına, sefil bir yaşamı gözlemlemeye yola çıkıyoruz. Ayrıca "uçurumun insanlarının" yaşantısına birinci gözden tanık olmanın yanı sıra, gördükleri muameleyi, konumlarının diğer toplumların veya kesimlerin karşısında nasıl, ne derece uçurum haline geldiğini okuyoruz. Kendi yorumuma gelecek olursam, tam olarak beklentimi karşılayan, o yıllardaki emek piyasasına çok çok güzel değinilen bir kitap olduğunu söyleyebilirim. London'ın gözlem gücü, ayrıntılı ve müthiş betimlemeli anlatımı hayran bıraktı, şaşırtmadı. Kitabın kapsam alanı konu maksimum ne kadar çok yönlü bahsedilebilecekse öyleydi, bu açıdan da epey zevk verdi, tavsiye ederim.
George Orwell'ın okuduğum ikinci kitabı, daha önce sadece hayvan çiftliğini okumuştum ve sevmeme rağmen aşırı mest olduğum bir kitap değildi. 1984'ü okuduktan sonra Orwell'ın kalemini kolay kolay bırakamayacağımı anlamış oldum. Orwell, öyle mükemmel ve kapsamlı bir karşı ütopya sunuyor ki bizlere, aslında kitapta sadece totaliter bi devletin son raddedeki baskısını değil, bununla beraber bir toplumun nasıl, ne derece çökebildiğini ve bir iktidarın nasıl sonsuz güç kaynağı olabildiğini okuyoruz. Bu açıdan politik ve sosyal bilim kitaplarına ilgisi olanlar için efsane bir başlangıç kitabı olduğunu düşünüyorum. Aynı zamanda kitapta bize verilmiş olan tezler anti tezleriyle inanılmaz bir bütünlük içinde verilmiş, anlayacağınız okurlara zevkli bir düşünce etkinliği sunulmuş. Karşı ütopya olmasına rağmen gerçeklikle harmanlanmış olması da bambaşka güzel bir durumdu. Öyle ki, kitapta enginizasyon mahkemelerinden, Nazi Almanyasından, Rusya Komünist Partisinden vs örneklerle ve sıkça bahsedilmişti. Bütün bu açılardan 1984 benim için sıfır eleştiriyle kitaplığımda zirveye oturmuş bir kitap oldu. İkinci, üçüncü okuyuşlarda da farklı farkındalıklar, düşünceler kazandıracağına eminim. Uzatmamaya çalıştım ancak bu kadar becerebildim, keyifli okumalar dilerim.
1984George Orwell · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021200bin okunma