bir dinsiz insan olarak dinleyemeyeceğimi, sezemeyeceğimi sandığı insanlığıma söylermiş gibi:
— Tevrat ile İncil ile Zebur ile Kuran ile geldinse merhaba dedi.
aynı kitabın bile insanları birbirine düşman ettiğini bilmiyorlar mıydı?
niyetim yazı yazmak bile değildi. balığa çıkacaktım. on kuruşa kahve, yirmi kuruşluk köy sigarası içecektim. kaybettiğim her şeyi; insanlığı, cesareti, sıhhati, iyiliği, saffeti, dostluğu, alın terini, sessizliği yeniden bulacak; belki yeniden adam olmasam bile bir temiz hayatın içinde hayran, meyus ve mahçup ölümü bekleyecektim.
aklıma ara sıra esen yazı yazmak arzusunu, arzusunu değil kötü huyunu, bu tek kötü huyu muvaffakiyetler, şöhretler düşünmeden, "düşünürsem Allah canımı alsın!" düşüncesiyle yeniden bulabilirsem, kalemsiz kâğıtsız dağlara fırlayacak, balığa çıkacaktım. yazmayacaktım. biliyordum ki insanlar beni pek sevmeyeceklerdi.