Siz bir ağacın yanında genç ve güzel görünüyorsunuz, gözlerinizde parıldayan ışıkla yeryüzündeki acıları dindiriyorsunuz. Benimse adımlarım korku dolu. Hem sizi hem de içimden gelen korkutucu sesleri aynı anda duymam mümkün değil ama sesleri dinleyip ne söylediklerini sizinle paylaşabilirim. Bu dünyada hiç kimseye karşı duymadığım güveni sizinle paylaşabilirim.
Sevgili Bayan Milena, günler o kadar kısa ki, sizinle ve önemsiz bir takım küçük işlerle geçip gidiyor. Sizi düşünerek geçen zamanımda siz gerçek Milena’ya yazmak için neredeyse hiç zaman kalmıyor.
...Sanki sizinle yüz yüzeyim, gözlerimi yüzünüze bakmak için kaldırdığım zaman, mektubunuzun ortasında (neler söylüyorum) adeta bir yangın başlıyor ve ben bu yangının ortasında yanan ateşten başka bir şey göremiyorum.