Selamlar dostlar bugün okuması 18 gün süren (hissedilen 28’di) anlaması bir ömür devam edecek olan bir kitabı anlatacağım. Kitabın konusunu mu yoksa bana hissettiklerini mi anlatsam bilemiyorum. Kitapta ana karekter olan Selim Işık, Turgut’un üniversiteden arkadaşıdır. Turgut mezun olduktan sonra evlenir ve Selimden uzaklaşır. Bir gün gazeteden Selim’in ölüm haberini okur. Bu haberi kabullenemeyen ve Selim’in ölümünden kendini sorumlu tutan Turgut arkadaşını daha yakından tanımak ve onu herkese tanıtmak için Ankara’ya gider ve Selim’i tanıyan herkesle “Selimlik” hakkında sohbet eder. Kitap birçok bölümden oluşuyor. Turgut’un iç sesiyle sohbeti, Selim’in şarkıları, Selimi tanıyan insanların onun hakkında anlattıkları, Selim’in fikir dünyasını oluşturan olaylar, Selim’in sevgilisi Günseli’nin anlattıkları, Selim’in günlüğü gibi birçok anlatıcının ağzından bölümler okuyoruz. Birçok kişi kitabın kalın olmasından (724 sayfa) korkuyor. Ben de korkuyordum açık söylemek gerekirse kitabın ilk 250 sayfasında neredeyse hiçbir şey anlamadan bir sayfayı defalarca kez okuyarak ilerledim. Fakat Selim’i biraz tanımaya başlayınca kitap aktı gitti, her sabah günlük tutunamayanlar dozumu almak için uyandım. Özellikle Selim’in günlüğünü okuduğum yerlerde gözlerim doldu ve gerçekten onu çok iyi anladığımı düşünüyorum. Canım Selim Işık, yaşarken anlaşılamadın. Senin gibi bu hayata adalete olamayanları Tutunamayanlar dedin. Bu kelimenin ne anlama geldiğini kitabı okurken çok daha iyi anladım.
Ben kitap okumayı seviyorum diyen herkesin mutlaka bir kez okuması gerektiğini düşünüyorum bu kitabı. Sanırım ben yirmi sekiz yaşına geldiğimde (Selim’in intihar ettiği yaşta) kitabı ikinci kez okuyacağım.