Puan vermedi·440 syf.··
2026 38. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 06 Mayıs 2026 23:34
Doğu Yücel 2026 yılında kazandığım bir yazar. Belki geç kaldım tanışmakta ama bu senenim güzel geçmesini sağladığı için de minnettarım. Çok güçlü bir kalem ve gerçekten insanı alıp götüren bir kalemi var. Ne yazdıysa okuyacağım galiba. Kitap içeriği hakkında spoiler vermek istemiyorum ama şiddette tavsiye ediyorum.
VarolmayanlarDoğu Yücel · Doğan Kitap · 2011297 okunma
Puan vermedi·572 syf.·
2026 29. kitabı
On altı yaşımdan beri düzenli bir okur olmama rağmen, bu eseri kitaplığımın tam olarak neresine konumlandıracağımı bilemediğim, sarsıcı bir deneyim yaşadım…Karşımızdaki eser, Robert Harris tarzı alışıldık tarihsel gerilimlerin hafifliğinden fersah fersah uzak; atom teorisi, matematik, felsefe ve fizikle harmanlanmış entelektüel bir dev…Benim zihnimde bu kitabın açtığı parantez, ancak Umberto Eco’nun katmanlı olay örgüleri ve Thomas Pynchon’ın (özellikle Yerçekiminin Gökkuşağı) kaotik derinliği ile kıyaslanabilir… Kitabın dünyasına girmeden önce kuşanılması gereken iki temel zihinsel anahtar bulunuyor… Wagner’in Parsifal Operası; Operanın ana kötü karakteri (antagonist) olan Klingsor’u anlamak hayati önem taşıyor. O, sadece basit bir kötü adam değil; manevi dünyanın "karanlık" kutbunu temsil eden, trajik bir dışlanmışlık ve reddedilme hikayesine sahip derin bir karakterdir... (Küçük bir not olarak; Nietzsche’nin Wagner’e olan hayranlığına rağmen bu operayı beğenmediğini bilmek, metindeki gerilimi pekiştirecektir.) Michael Frayn’in Kopenhag Oyunu; Atomun gizemleri ve bilim insanlarının ahlaki ikilemleri üzerine kurulu bu ödüllü oyuna aşina olmak, kitaptaki fikirlerin zeminini sağlamlaştıracaktır...(Michael Frayn'in ödüllü oyunu Kopenhag, 1941 yılında fizikçiler Niels Bohr ve Werner Heisenberg arasında gerçekleşen gizemli ve tarihi görüşmeyi konu alır ki bunlar kitapta ki ana kahramanlardır…Oyun, Naziler için atom bombası yapıp yapmadığı tartışılan Heisenberg'in, eski hocası Bohr'u ziyaretinin amacını belirsizlik, bellek ve etik sorumluluk temalarıyla sorgulayan üç ruhun (Bohr, Heisenberg, Margrethe) sürreal anlatısıdır.) 1999 yılında kaleme alınan bu eser, bir profesör ve tanınmış bir isim olan Jorge Volpi’nin ustalığını konuşturduğu bir başyapıt…Her ne kadar Volpi o
1000Kitap
Klingsor'un İzindeJorge Volpi · Can Yayınları · 200315 okunma
Reklam
Puan vermedi·228 syf.··
2026 11. kitabı
Merhabalar Sizlere bu ay okuduğum ikinci #historicalromance kitabımla geldim. Aslinda kitap cikali baya oluyor. Hatta sevgili dendenim çıktığı gibi aldi ve cok sevdi. Bende alıp okuyayim artik dedim. Aldığıma pişman olmadığım kitaplara ayrıca sempati duyuyorum. Babasının yetiştirdiği kraliçe Lenoramiz, tahta geçince bazi durumları değiştirmeye karar verir. Mesela askerliği zorunlu hale getirmek ister, tabiki herkese. Ama şiddetle reddilir bu öneri. Kraliçeyi bazi kararlarından dolayı fazla fevri bulan danışmanlar Kraliçeye söz dinletecek bir eş bulmaya çalışırlar. Olaylar burda başlıyor zaten. Lenora oldukça keyifli ve hareketli bir kadin. En yakın arkadasiyla evlenmek ister tanıdığı icin ama ani bir rahatsızlık sonrasi Thomas vefat eder ve abisi gündeme girer. Hic tanimadigi bir adamla nasil evlenir ki insan ,üstelik bir Kraliceyseniz Severek okudum. Hatta iyi ki okudum yani içime bir hoşluk doldu. Bu tarzi sevenlere tavsiye ediyorum. Sevgiler
Asil KraliçeEmma Chase · Dex Plus Yayınları · 2023125 okunma
9/10
·128 syf.·
2026 12. kitabı
"Yavaşça dokun yaralarıma. Yavaşça." Tarık Tufan | Bir Adam Girdi Şehre Koşarak •~•~•~•~•~•~ Bir kitap düşünün; bütün duygularınıza tercüman olsun. Hiç kendinizi ifade edemeyecek kadar acı çektiniz mi? Ya da eksil(til)diğinizi hissettiniz mi? Hepimizin bir yarası var. Kimsenin görmesini, dokunmasını istemeyeceğimiz kadar gizli, derinde saklı… Tarık Tufan işte o yaraları sezebilen bir yazar. Ama bunu yaparken canınızı yakmıyor. “Korkma,” diyor adeta, “Ben de sendenim. Benim de yaralarım var. İstersen susalım…” Sükût örtsün acılarımızı, eksiklerimizi, kırık yanlarımızı. Çünkü görmek isteyen, gözle değil gönülle görür. Yaranı süsleme boşuna… İnsanı olgunlaştıran biraz da yaralarıdır. Her yara bir tecrübe, her eksiklik bir derstir. Varsın dizimiz kanasın; yeter ki sırtımız yere gelmesin. Kitabın her köşesi başka bir duygu taşıyor. Altını çizdiğim o kadar çok yer vardı ki… Bazen kendimi hikâyenin baş karakteri sandım. Sanki anlatılan benim susuşum, benim kırılışımdı. Her okuyanın kendinden bir parça bulabileceği, kalbe dokunan bir eser. Okumayan kaldıysa hiç düşünmeden şans verebilir. Bazı kitaplar okunmaz, yaşanır. Bu kitap da onlardan biri. ✿ Okuyacak olanlara şimdiden keyifli ve istifadeli okumalar dilerim… ✧
Edebiyat
Bir Adam Girdi Şehre KoşarakTarık Tufan · Doğan Kitap · 20219,9bin okunma
Puan vermedi·368 syf.··
2026 1. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2026 23:27
İnceleme yazmam gerekiyor diye hissettiğim bir kitap oldu . Yani betimlemeler olay örgüsü , karakterler nası bu kadar basit , hata ucuz bir kurguyla dizilmiş merak ettim . Sırf merakımdan kitabi bitirmek istedim . Hani ilerleyen sayfalarda güzel bir betimleme , cümle olay akışı var mı diye . Nermin yıldırıma ilk defa şans vermiştim ama cidden insan öz eleştiride nasıl bulunması gerekiyorsa kitap konusunda da açık olmalı bence . Kötü bir kitap totele bakınca , romana ucundan kişisel gelişim koklatılmış gibi . Öz de vermek istediği mesaj her kişisel gelişim kitabının ilk üç sayfasında genelde yer alıyor . Kitaptaki kahramanın iğneleyici tavırları o kadar itici ki sürekli göz devirerek okudum . Yani günümüz güncel kalıplamış cümlelerini kullanıp acaba kitleye hani bak ben de sendenim mi demek istemiş bunu pek kavrayamadım . Kitap samimi gelmedi Malesef :(
Unutma DersleriNermin Yıldırım · Everest Yayınları · 20255,5bin okunma
6/10
·800 syf.··
Beğendi
·
2025 1001. kitabı
MELAYÊ CIZÎRÎ DİVANI ve ŞERHİ (Divan) PROF. DR. ABDÜLBAKİ TURAN 1570-1640 arasında yaşamış Kürt edebiyatının en önemli klasik şairlerinden ve mutasavvıflarından biri kabul edilen Mela Ciziri tarafından yazılmış şiirlerinden oluşturulmuş çok değerli bir eser. Ciziri, divan şairidir. Divan geleneğine uyarak yazdığı bu divan edebiyattaki yeteneğini ispat ettiği gibi Kürtçe’nin Kurmanci lehçesinde yazarak Kürtçe’nin bir edebiyat dili olarak sahip olduğu imkanları ispat etmiştir. Ciziri’nin Divanı, gazel, kaside, na‘t, rubâî gibi klasik nazım biçimlerini Kürtçede kullanır. Mela Ciziri’nin Divanı, Kürt edebiyatının klasik dönemine ait en güçlü eserlerden biri olarak değerlendirilir.  Ciziri’nin şiirlerinde yalnızca edebî unsurlar yok, aynı zamanda tasavvufi düşünce, metafizik yaklaşım, aşk ve varlık üzerine derin temalar vardır. Bu yönleriyle edebiyat-tasavvuf kesişiminde önemli bir köşe taşıdır. Ciziri’nin divanından aşağıya aldığımız alıntılar ile eser ile ilgili ve şairi ile ilgili kanaatimiz daha iyi pekişecektir. ALINTILAR “Ez her şew û rojê di derdê ‘işqê de dimînim / Her tîf û her revî nûrê tecellayê xwedînim.” Türkçesi: “Her gece ve gündüz ben aşkın derdi içindeyim, Her zerrede, her harekette Tanrı’nın tecelli nurunu görürüm.” Şerhi: Aşkı sadece insani bir hâl değil, kozmik bir enerji gibi tasvir eder. Her şeyin varlık nedeni olarak “aşk”ı gösterir — bu, Hallac-ı Mansur ve İbn Arabî çizgisinde güçlü bir vahdet-i vücûd yankısıdır. ⸻ “Aqlê me çû ser-be-ser di ‘işqê de bextewar / Her kim ku li dergê ‘işqê hat, bi nas e xwar.” Türkçesi:
Melayê Cizîrî Divanı ve ŞerhiAbdulbaki Turan · Nûbihar Yayınları · 201014 okunma
Reklam
Reklam