Yücel BAŞODA

Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!

Yücel BAŞODA

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2024 17:26
·
2024 5. kitabı
Cengiz Aytmatov
8.8/10 · 77,9bin okunma
Köylülerin Örgütlenmesi
Arkadaşlar! Bilirsiniz ki şimdiye kadar, birçok yerler elimizden gitti. Tuna Vilayeti, Bosna ne oldu? Oradaki ahalinin canlarını kurtarmak için mallarını bırakarak kaçtıklarını bilirsiniz. Bunlar ne oldu? Geldiler, bu yerlere sığındılar. Fakat, ekserisi aç çıplak. İşte şimdi bizim de başımıza bu belalar gelecek gibi görünüyor. Hükümetin yolsuzluğundan, görüyorsunuz, ecne- bi zabitler geldi. Yarın, o bir gün, buralarını, biz işimizi göremiyoruz, diye parçalamaya kalkışacaklar. O vakit biz ne olacağız? Artık bizim için gidecek yer yok. Denize döküleceğiz yahud düşmanların ayakları altında çiğneneceğiz. Böyle zaman da karı gibi ölmekten ise, işlerimizi düzeltmek için erkekçe şimdi ölmeyi göze almak yeğdir, değil mi! Eğer biz böyle çalışırsak, hem muvaffak ölürüz, böylece hiç olmazsa kalanlarımiz rahat eder, evladımız bize rahmet okur. Neyi düzelteceğiz bilir misiniz? İstanbul'daki idareyi. Pekâlâ bilirsiniz ki İstanbul'da birçok memurlar hiç iş gör- medikleri halde binlerce liralar alıyorlar. Hafiyelere binlerce liralar beyhude veriliyor. Bu yüzden birçok evler kapanıyor. Sizin yalınayak, başı kabak çalışarak ektiğiniz ekinlerden alı- nan paralar hep böyle gidiyor. İstanbul'a gidenleriniz bilirler ki orada on yaşında çocuklara miralaylık veriliyor. Ne lazım, sizin Tikveşli Hoca yüz elli lira maaş alıyor; kardaşı, yazma okuma bilmezken, Meclis-i Maarif te elli lira alıyor. Halbuki bu paralar ne olacak? Hani yollarınız? Hani mektepleriniz? Askere gönderdiğiniz çocuklarınız, kardaşları- nız çırılçıplak dağ başlarında koşuyor, ölüyor. İstanbul'daki- ler ise zevk ü safalarında. Mahkemeye giderseniz müşkülünü- ze bakan olmaz. Bakınız Bulgarlara, bu kadar ölüyorlar, yine çalışıyorlar. Hükümette memurlar onların işlerini görüyor; fakat, size bakan bile yok. O halde onlara
Sayfa 78·Kitabı okudu
insan ve şehir
Şehirlerin de gizli bir iç dünyası var mıdır ki insanlar gi- bi... Gündüzleri farklı mıdır gecelerinden?.. Kendilerinden olana ayrı, yabancılara ayrı yüzlerini mi gösterirler? Acı çekerler mi bu ikiyüzlülükten?.. Herkes yatıp da el ayak çekildiğinde gecenin kaftanına sığınıp bambaşka bir kente mi dönüşürler? Şeytana uyarlar mı baştan çıkarıldıklarında?.. Işıklı caddeleri, görkemli meydanları, gurur abideleri kadar, dumanlı batakhanelerini, belalı izbelerini, sefil hemşehrilerini de kendilerinden sayarlar mı? Giderler mi sevdiklerinin peşinden, gerçekten?.. Gazetede küçücük bir haber, Konya'da beş ayda beş bin porno CD'si ele geçirildiğini yazıyordu. Daha önce de porno dergilerin en çok Konya'da satış yaptığı duyurulmuştu. Bir de, Türkiye'nin en çok rakı tüketen kenti seçilmişti Konya... Ben son birkaç yılda birkaç kez gittim "taassubun baş- kenti"ne... Her daim capcanlı olmuş ticari hayatın dünyaya açıl- masıyla ve üniversitenin ağırlık koymasıyla kentin o bili- nen mahcubiyetinden nasıl sıyrılmakta olduğunu gözle- rimle gördüm. Gündüzlerini ayıplar, dualar ve yasaklarla sımsıkı ku- şatan şehir, akşamları kuytularda ihlalin kostümlerine bu- rünüyor ve gün işıyıncaya dek günahın baştançıkarıcı çağ- rısına teslim oluyordu. Küçücük istatistiki veriler, Konya'nın bu gizli iç dun- yasından ilk sinyalleri veriyor ve dört duvar arasında kıstı- rılmış bir evren, şimdi fütursuzca kendini dışa vuruyor. Konya, tarihiyle istikbali arasında kendini arıyor.
Sayfa 197·Kitabı okudu