Herr Weltsch'in bildirdiklerini çok da etkileyici bul- madım, bütün babaların oğullarını sevip övdüklerini hiç sorgulamadan kabul ediyor. Ama benim durumumda ba- bamın gözlerinin ışıldaması için ne gibi bir sebep olabilir ki? Evlenmeye, ailesinin adını yeni nesillere aktarmaya gücü yetmeyen, otuz dokuz yaşında emekliye ayrılmış, yalnızca tuhaf yazılarıyla meşgul -ki yazıları da ya kurtuluşuyla ya da lanetlenmesiyle ilgili-, sevgisiz, inançsız, kurtuluş için dua bile edemeyen, tüberkülozlu ve babası- nin gayet iyi tespit ettiği üzere bu hastalığa kendi davetiye çıkarmış, çünkü çocuk odasından salınmasının hemen ar- dından, bağımsız yaşamaya takati olmadığı halde Schön- börnpalais'ye gidip kendine o sağlıksız odayı bulmuş bir erkek evlat. Sitayişle bahsedilecek bir oğul gerçekten.
Max Broda, temmuz sonları 1922